MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı ve davacı vekili duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ve vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan asıl ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında 2004 yılından beri ticari ilişki bulunduğunu, 01.07.2005 tarihli anlaşma gereği davalının müvekkiline göndereceği mallar karşılığında müvekkilince davalıya (6) adet çek verildiğini, müvekkilince ayrıca dava konusu çekin de teminat maksadıyla keşide tarihi boş olarak davalıya verildiğini, davalının yaklaşık 30,000 YTL'lik mal teslim ettiğini, (6) adet çekten (4) adedinin ödendiğini, ancak davalının geriye kalan malları vermediğini, dava konusu çekin de teminat çeki olmasına rağmen davalı tarafından takibe konulduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, çekin iadesine ve %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bahsettiği (6) adet çekin cari borçlara karşılık verildiğini, iş bu çeklerin de ödenmediğini, dava konusu çekin karşılıksız çıkan çeklere mahsuben verildiğini, davacının müvekkiline halen borcu bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delilere ve bilirkişi raporuna göre, uyuşmazlığın davacının (6) adet çek dışında davalıya çek verip vermediği, dava konusu çekin bu çekler yerine verilmiş çek olup olmadığı noktasında toplandığı, bu konuda ispat külfetinin davalı yanda olduğu davalı vekilinin (6) adet çek dışında karşılıksız çıkan somut bir çekten söz etmediği, davalının dava konusu çekin karşılıksız çıkan bir somut çeke karşılık verildiğini iddia ve ispat etmemiş olması sebebiyle çekin bedelsiz olduğu, 01.07.2005 tarihli makbuzda kararlaştırılan amacın gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, davacının icra dosyasına ödeme yapması nedeniyle davanın istirdat davasına dönüştüğü gerekçeleriyle davacının 22.100 TL bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının takibinde kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükmü taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı yan, dava konusu çekin teminat çeki olduğunu iddia etmekte olup bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.
Yargılama sırasında alınan 02.07.2009 havale tarihli bilirkişi raporunun 7. sayfasında “ Her nekadar davacı vekili 24.02.2009 tarihli dilekçesinde takibe konu “teminat rehinin” 01.07.2005 tarihli makbuz ile teslim edilen 6 adet çekin teminatı olarak verildiğini iddia etmişse de dava konusu çekin (ödenip ödenmeyeceği belli olmayan ileri tarihli çeklerin teminatı olarak değil) 01.07.2005 tarihten önce cari hesaba keşide edilip karşılıksız çıkan ve cari hesapta gözüken 30.04.2005 vadeli 10.000 TL miktarlı, 30.05.2005 vadeli 10,000 TL miktarlı, 30.06.2005 vadeli 12,500 TL miktarlı “karşılıksız çeklerin teminatı” olduğu... anlaşılmaktadır.” denilmiştir.
Açıklanan bilirkişi raporunda da değinildiği üzere, dava konusu çekle, (6) adet çekin verildiği tarih aynı tarihtir. Aynı tarihte verilen (6) adet çekin ileride karşılıksız çıkma ihtimaline binaen aynı tarihte yeni bir çek verilmesi mümkün değildir.
Dava konusu çek, yukarıda anılan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, (6) adet çekten önce verilip karşılıksız çıkmış olan çeklerin karşılığı olarak verilmiştir. Bu çekin verildiğini gösterir makbuzda “teminat için dönen çeklere mahsuben” açıklaması bulunmaktadır.
Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve olaya uygun düşmeyen gerekçeyle karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy