MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.Murat Albayrak gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, dava dışı şirkete kredi sözleşmesine istinaden davalının kefaleti ile kredi kullandırıldığını, hesap kat ihtarnamesi keşide edildiği halde borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller, re’sen yapılan hesaplamaya göre, tahsilde tekerrür etmemek üzere davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 84.328.96 TL.üzerinden ve asıl alacak olan 8.791.67 TL.ye takip tarihinden itibaren yıllık % 130 oranında temerrüt faizi ve % 5 gider vergisi uygulanarak devamına, % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, teminat mektubu iade edilmekle bu talebin konusu kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, davacı banka ile dava dışı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer almaktadır. Sözleşme kefili borçtan kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarıyla sorumludur.
Dosyada yer alan genel kredi sözleşmesinin “Faiz, Komisyon, Vergi ve Masraflar ve Diğer Masraflar”başlıklı (8.)maddesi, faiz, komisyon, vergi fon ve masraflar, valör ve taahhüt komisyonu gibi konular açıklanıp, akdi faiz ve komisyonları bankanın belirleme ve artırma yetkisini, sözleşmeye dayanan kredilere bileşik faiz yürütülüp, 3’er aylık devrelerle tahakkuk ettirilme, nakden ve peşinen tahsili hususunu, “Kefalet”başlıklı (20.)maddesi kefilin sorumluluk kapsamını, “Müşterinin Borçları Tamamen Ödeninceye Kadar Yükümlülükleri ve Temerrüt Faizi”başlıklı (44.)maddesi temerrüt faizinin nasıl belirleneceğini düzenlemiştir.
HMK.nun 266.(HUMK.nun 275.-276.)maddeleri gereğince çözümü özel ve teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşü alınır. Nitekim mahkemece bilirkişilerden rapor alınmıştır. Ancak mahkemece çözümü özel ve teknik bilgi gerektiren bir konuda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra bu rapor gözetilmeden re’sen yapılan ve ancak hesap kat tarihindeki rakamın sözleşmenin hangi maddesi nazara alınarak bulunduğu hususu karar yerinde gösterilip, tartışılmadan hüküm kurulmuştur. Bu durumda mahkemece anılan sözleşme hükümleri gözetilerek, kefil davalının sorumlu olduğu, miktarın saptanması için konusunda uzman bilirkişiden yeni bir rapor alınıp, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990.00.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy