MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen karşılıklı alacak - itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirketlerin TCDD Polatlı – Konya hızlı tren yolunun inşası işini aldığını, müvekkilinin davalı ortaklığa 675.00000 TL borç para verdiğini, karşılığında 28.04.2007 tarihli 250.000,00 TL'lik ve daha sonra 175.000 TL ile 250.000,00 TL'lik çekler aldığını baştaki güven gereği 28.04.2007 tarihli 250.000,00 TL'lik çekin bankaya ibraz edilmediğini, diğer iki çekin bankaya ibraz edildiğini ve karşılığının icra takibi sonucu alındığını, davalı tarafın bu çekler nedeniyle menfi tespit davası açtığı, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/315 E. sayılı dosyada verilen red kararının Yargıtay tarafından da onandığını, bunun üzerine Ankara 23. İcra Müdürlüğü'nün 2010/12503 sayılı genel haciz yolu ile takipte 28.04.2007 tarihli 250.000 TL bedelli çekin tahsilinin talep edildiğini, takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, toplam değeri 850.000 TL olan 4 adet çek keşide edilmesine rağmen taahhüt edilen 675.000 TL borç paranın verilmediğini dava konusu çekin kambiyo vasfını yitirdiğini, ilamsız takip de yapılamayacağını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiş, birleşen dava da ise, müvekkillerine ödenmesi gereken 675.000,00 TL'nin 10 Ocak 2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, dava konusu çek süresinde ibraz edilmediği için sebepsiz iktisap hükümlerine (TTK m. 644 ve BK m. 66) göre alacak talep edilebileceği, takibe konu çek 28.04.2007 keşide tarihli olup, sebepsiz zenginleşme için dava açma süresinin ibraz süresi de göz önüne alındığında 08.05.2008 tarihinde sona erdiği, takibin bu nedenle haklı olmadığı, birleşen davadaki alacak talebinin ispatlanamadığı gerekçeleri ile asıl davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalının tazminat talebinin yerinde olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 76 ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HUMK'nun 33. maddesi uyarınca hakim, Türk Hukukunu re'sen uygular. Buna göre bir davada, olayların açıklanması taraflara hukuki nitelendirmesi hakime aittir.
Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince dava konusu çekin keşidecisi davalılar, lehdar ise davacı olup taraflar arasında temel hukuki ilişki bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda somut olay bakımından 6762 sayılı TTK'nun 644. md. hükmünün uygulama yeri yoktur. Davacı, aradaki temel ilişki nedeniyle zamanaşımına uğramış çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanabilir ve alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Kuşkusuz böyle bir durumda uygulanacak zamanaşımı süresi de taraflar arasındaki temel ilişkininin tabi olduğu zamanaşımı hükmüne göre belirlenir.
Mahkemece bu yönler gözetilerek araştırma ve inceleme yapılıp eksiksiz olarak toplanacak deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar (birleşen davanın davacıları) vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy