MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalı ....Genel Mdl.vek.Av.... ve ihbar olunanlar vek.Av....'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin hesabında bulunan 399.700 TL.nin 294.000 TL.sinin izin ve talimatı olmadan, 3.kişilerce çekildiğini, bankanın parayı ödemeye yanaşmaması üzerine, alacağın tahsili için 2010/20364 esas sayılı icra takibinin yapıldığını, davalı bankanın icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, şimdilik 100.000 TL.alacağına yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiş, 16.12.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de kalan alacağına yapılan itirazın iptalini istemiştir.
Davalı banka vekili, ödemelerin bizzat davacının kendisine yapıldığını ve dekontlarda imzası bulunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiş, davacının ıslah isteminin süresinde olmadığını ve zamanaşımı nedeniyle ayrıca reddini istemiştir.
Mahkemece her ne kadar 294.000 TL.dekontta davacının imzası var ise de, banka personeli hakkında ceza davası açıldığı ve banka personelinin usulsüz işlem yaptığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın ıslah edilen miktar ile birlikte kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davada banka personelinin usulsüz işlem yaptığını ileri sürmüş ve mahkemece de açılan ceza davası gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki banka personeli aleyhine açılmış bulunan ceza yargılaması davam etmekte olup, henüz banka personelinin usulsüz işlem yaptığı yolunda kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı veya maddi olgu bulunmamaktadır. Bu nedenle öncelikle ceza yargılamasının sonucunun beklenilmesi gerekmektedir.
Öte yandan dava itirazın iptali davası olup, takip hukuku ile sıkı sıkıya bağlıdır. İİK.nun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davası itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılır. Dava kısmi olarak açılmış ise, hakkında dava açılmayan miktar yönünden hak düşürücü süre işlemeye devam eder. Davalı banka vekilinin davacının ıslah istemine yönelik itirazı değerlendirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Ayrıca, icra takibinde oran belirtilmek suretiyle alacağa % 9 faiz işletilmesi talep edildiği ve bu talebin davada arttırılamayacağı ve icradaki talep ile bağlılık ilkesi gözetilmeden hüküm kurulmasında kabul şekli ile doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990.00.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy