MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil ... ve vek.Av. ... ile davalı vek.Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile damlama sulama sistemi satışına ilişkin ticari ilişkisi bulunduğunu, bu ticari ilişki sırasında davalıya verilen 5 adet çek bedelinin gününde ödenememesi üzerine davalıya 5 adet yeni çek verildiğini, bu şekilde borcun yenilendiğini, yeni verilen çeklerin icra takibine konu edildiğini, eski verilen çekler hakkında ise karşılıksız olduğu iddiası ile ceza davası açıldığını, çeklerin iade edilmediğini, bu çeklerin yeni verilen çekler nedeniyle bedelsiz kaldığını belirterek toplam 407.450 TL.bedelli 5 adet çek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yeni çek alınmasının borcun yenilendiğini göstermeyeceğini, müvekkilinin davacıdan 346.600.63 TL.alacaklı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, B.K.nun 114.maddesi uyarınca borcun yenilenmesinin yazılı olması gerektiği, davacının borcun yenilendiğini ispatlayamadığı, taraf beyanları ve bilirkişi raporu ile davacının davalıya 346.600.63 TL.borçlu olduğunun anlaşıldığı, davalının çeklerin tamamını iade etmesinin kendisinden beklenemeyeceği gerekçesiyle davanın 60.849.37 TL.üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına, reddedilen dava değeri üzerinden hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesine göre tam nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacının kabul-feragate ilişkin herhangi bir beyanı olmadığı gözetilmeden, 1/2 oranında nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.’nın 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 5. bendinde yer alan “Tarafların kabul beyanları” ibaresinin çıkarılarak yerine “Davalının kabul beyanı” eklenmek ve 6. bendinde yer alan “Tarafların kabul beyanları dikkate alınarak reddedilen kısım üzerinden Avukatlık Ücret Tarifesinin 6. maddesi gereğince davalı vekili yararına takdir olunan 1/2'si olan 12.357,01 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin çıkarılarak, yerine “Reddedilen kısım üzerinden Avukatlık Ücret Tarifesinin 6. maddesi gereğince davalı yararına takdir olunan 24.714,02 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990.00.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, davalının yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 22.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy