MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalılardan ... vek. Av. ... gelmiş, diğer davalı ve feri müdahil tarafından kimse gelmemiş olduğundan, onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...'nın kardeş olduklarını, muris ...'nın davalıya verdiği vekaletnamede böyle bir yetki bulunmamasına rağmen davalının kendi lehine diğer davalı .... Ziraat Bankası'ndan kullandığı kredinin teminatı olarak murise ait taşınmazlar üzerine ipotek tesis ettirdiğini ve kredi sözleşmelerini kefil sıfatı ile murise vekaleten imzaladığını ileri sürerek ipoteklerin fekkine müvekkilinin murisinin davalı delilin lehtar olduğu kredi sözleşmeleri nedeniyle borçlu müşterek borçlu ve/veya kefil sıfatıyla borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, ...'nın tüm mirasçılarının iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereğince birlikte hareket etmesi gerektiğini davacının tek başına bu davayı açamayacağını, vekaletnamede verilen yetkiler nazara alındığında esas yönden de davanın yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, vekaletname içeriğine bakıldığında müvekkilinin yaptığı işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, vekaletnamenin içeriğinde vekilin yetkilerini kısıtlayıcı herhangi bir kısıtlamanın bulunmadığı bir başka ifade ile yetkinin sınırlarının aşılmadığı, vekaletnameyi uygun gören Tapu Sicil Müdürlüğü'nün ipotek tesis ettiği gerekçeleri ile davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, muris ... adına kayıtlı taşınmazların, vekilin vekaletnamesindeki yetkiler aşılarak davalı bankadan alınan kredinin teminatı olarak ipotek tesis edilmesinin geçersiz olduğu ve vekaletnamede kefalet yetkisi bulunmadığı halde kredi sözleşmesinde muris adına kefil olunmasının geçersiz olduğu iddiasına dayalı ipoteğin kaldırılması ve kefalet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Muris ...nın ölüm tarihi itibariyle terekesi iştirak halinde olup, dört mirasçısı bulunmaktadır. Mirasçılardan üçü davada, yer aldığı halde ... (...) davada yer almadığı gibi davaya muvafakatının sağlanmadığı görülmektedir.
İştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması ya da terekeye temsilci tayin ettirilerek temsilci vasıtasıyla dava açılması dava şartlarındandır. Dava şartları kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re'sen gözetilmelidir. Yine dava şartları aleyhe bozma yasağının istisnalarındandır.
Somut olayda mirasçılar arasında da uyuşmazlık bulunduğundan mirasçıların birlikte dava açmaları maddeten imkansız ise de mirasçılardan üçü davada yer aldığından diğer mirasçı ...'nın davaya muvafakatının sağlanması veya bu mümkün olmadığı takdirde terekeye temsilci tayin ettirilerek dava şartı tamamlatıldıktan sonra davaya devam edilmesi gerekirken mahkemece bu yönler gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy