MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalıdan bedeli peşin olarak ödenip satın alınan otobüsün davalıya 14.01.2009 tarihli kira sözleşmesi ile hattın kiralandığını, taraflar arasındaki kira akdi sona erdikten sonra iş bu otobüsün davalıya 37.500 TL. Bedel karşılığında satılarak teslim edildiği halde davalı tarafın İstanbul 14. Noterliğince keşide edilen 18.12.2009 tarihli ihtarnameye rağmen satış bedelini ödemediğini ileri sürerek davalıya satılan otobüsün 37.500 TL. Olan satım bedelinin 21.12.2009 tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı vekili vekaletnamesini ibraz etmiş, cevap dilekçesi sunmamış, beyanda da bulunmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında kira akdinin sona ermesi ile davacının davalıdan aldığı otobüsü davalıya 37.500,00 TL'ye sattığı halde davalının bu bedeli tüm uyarılara rağmen ödenmemesi üzerine iş bu alacak davasının açıldığı, söz konusu aracın iade edilmesine karşın satış bedelinin davalıdan tahsil edilemediği, davalının zimmetini ibraya ilişkin bir belge de ibraz etmediği, 14/01/2009 tarihli satış ve kiralama sözleşmesi haricinde satış bedeli olarak bir meblağ belirtilmediği ve dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından aracın iade edilmeyen satış bedelinin 37.500,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; 37.500,00 TL'nin ihtarnamenin tebliği ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, “...davanın kabulü ile; 37.500,00 TL'nin ihtarnamenin tebliği ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde gerekçe oluşturulmuş ise de hüküm fıkrasında “Davanın kabulü ile; 37.500,00 TL'nin ihtarnamenin tebliği ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- 21.12.2009 tarihi itibarı ile faiz talebinin Reddine”, karar verilmiş olup, hüküm ile gerekçe arasındaki bu çelişki nedeniyle HMK’nın 294 ve 297/2 maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy