MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının takibe koyduğu zamanaşımına uğramış bononun dava dışı ... isimli şahıstan alınan borç paraya karşılık boş olarak verilen senet olduğunu, davalı ile ticari ilişkisinin bulunmadığını ve davalıya senet vermediğini, senetteki imzanın müvekkile ait de olmadığını ileri sürerek, takibin iptali ile borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının senedi verme nedeninin kömür alım-satımına ilişkin olduğunu belirtmiş sonraki dilekçelerinde davacıya borç para verdiğini, karşılığının kömürle karşılanabileceğini ifade ettiğini ancak kömürde temin edilemeyince 1997 yılı içinde 1998 yılında ödenmek üzere davacının, takip konusu senedi verdiğini belirtmiş, 19.03.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile cevap dilekçesini ıslah ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı, taraf beyanları, zamanaşımına uğramış bono karşısında, davalının senedin verilme nedenini talil ettiği için ispat külfetinin davalıda olduğu gibi, dinlenen tanık beyanları ile davalının davacıya 18.000 TL nakit parayı borç olarak verdiği ancak karşılığında nakit veya mal olarak ödemenin yapılmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle takip konusu bonoda veriliş nedeni hanesi boş olup, bu nedenle davalı alacaklının borcun veriliş nedenini talil etmesi, bir başka deyişle değiştirmesi söz konusu olamayacağından, mahkemenin bononun veriliş nedeninin talil edildiği şeklindeki ispat külfetinin davalı yanda olduğunun kabulünde isabet bulunmamakta ise de; zamanaşımına uğramış bononun yazılı delil başlangıcı olduğu ve davalı yanın alacaklı bulunduğunu kanıtladığının kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, sonucu itibarıyla doğru olan kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.