MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş davalı vekili duruşma isteminden vazgeçmiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı – borçlu şirketin müvekkili şirketin distribütörü olduğunu, ödenmeyen bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, müvekkilince düzenlenen 06.01.2009 tarihli fiyat farkı faturasının davacı şirket bölge müdürü ... imzasına teslim edildiği halde davacı tarafından nazara alınmadığı için müvekkiline borç çıkartıldığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde; davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, takip tarihi itibariyle davacının 60.583,58 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, hesap mutabakatından sonra davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen 06.01.2009 tarih 330397 s. 130.000,00 TL bedelli fiyat farkı faturasının müşterilerden gelen fiyat farklarına karşılık düzenlendiğini iddia eden davalının, fiyat farkı faturasının dayanağı olabilecek herhangi bir belge ve fatura tutarına nasıl ulaşıldığına dair bilgi sunmadığı gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, takibin 60.583,58 TL asıl alacak bedeli üzerinden, bu alacağa 25.06.2009 takip tarihinden itibaren yıllık %25'den başlamak üzere değişen oranlarda avans faizi yürütülmek sureti ile takip talebindeki diğer koşullarla devamına, davacının fazlaya ilişkin 7.000,00 TL faiz alacağı talebinin reddine, hükmolunan miktarın %40'ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanmış olan ve inkar edilmeyen distribütör anlaşmasının 1. maddesinde “(Bu sözleşmede kısaca distribütör olarak anılacaktır.) olmak üzere aralarında yukarıda mezkur şirketin mallarını satış amacıyla dağıtmak üzere bir Distribütörlük mukavelesi akdedilmiştir.” 5. maddesi “ tüm grup ürünlerden fatura altı iskantosu %5'dir. 6. maddesi “Aylık hedeflerini ürün bazında gerçekleştiren distribütör aylık cirosunun %1'i kadar ciro primi almaya hak kazanır.” 7. maddesi ise “Üç aylık hedeflerini ürün bazında gerçekleştirilen distribütör, üç aylık cirosunun %2'si kadar ciro primi almaya hak kazanır.” hükümlerini içermektedir.
Bu durumda, davalı yan uyuşmazlık konusu faturanın davacının çalışanı olup daha sonra işten ayrıldığı iddia edilen ...'e tebliğ edildiğini savunduğuna göre ve davacı yanın Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmek üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na vermiş olduğu 25.09.2009 tarihli şikayet dilekçesi de gözetildiğinde davalının sözleşme hükümlerine göre uyuşmazlık konusu faturayı düzenlediği ve bu faturayı davacı çalışanı ...'a tebliğ ettiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece yapılması gerekin iş, taraflar arasında akdedilen ve inkar edilmeyen distribütör anlaşması hükümleri Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılmış olan şikayet ve hazırlık evrakı, tarafların ticari defterleri birlikte değerlendirilip gerekli görüldüğünde konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınıp sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Açıklanan bu yönler gözetilmeden, sözleşme hükümleri yeterince değerlendirilmeden, davalının davacıdan alıp aynı fiyatla sattığı üçüncü kişilerin davalıya kesmiş olduğu bilirkişi ek raporunda da belirtilen faturalarda dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy