MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalılardan ... Oto. Paz. AŞ. vek. Av. ...'nün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...A.Ş. Bayisi olan ...Ltd. Şti.den 10.10.2007 tarihli fatura ile ve 38.902,00 TL. Bedelle satın aldığı kamyonette satın alındığı tarihten itibaren pek çok kez arıza meydana geldiğini, davalı bayinin servisine götürüldüğünde arızaların motor kaynaklı olduğunun bildirilerek motor değişimi ile arızanın giderildiğinin söylendiğini, arızaların devam etmesi üzerine Küçükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2008/528 D.İş dosyası üzerinden yapılan tespitte alınan 16.12.2008 tarihli raporda aracın ayıplı olduğunun saptandığını, davalılara keşide edilen 19.01.2009 tarihli ihtarname ile araç alım-satımına ilişkin sözleşmenin feshedildiği bildirilerek aracın iade alınması ile araç bedelinin ödenmesinin istendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı tutularak davalılardan alınan kamyonetin ayıplı olması nedeniyle davalılara iadesi ile ödenen araç bedeli 38.902,00 TL.nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ltd. Şti. Vekili, davanın TTK'nın 25/4. maddesi gereği zamanaşımına uğradığını, davacının TTK'nın 25/3. maddesi gereği süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, dava konusu araçta herhangi bir ayıbın bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...A.Ş. Vekili, davacının yasadan doğan ayıp ihbarında bulunma ve muayene ve kontrol yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkiline tebliğ edilmeyen tespitte alınan raporun bağlayıcılığının bulunmadığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, davacı onarım hakkını kullandığından araç onarılmış olup davanın bu sebeple reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; aracın 200.299 km de iken bilirkişilerce İTÜ laboratuvarında yapılan incelemesinde ve test sürüşleri sonunda motorun sorunsuz şekilde çalıştığı, kullanıma engel bir durumun söz konusu olmadığı, bu durumda dava tarihi itibari ile aracın ayıplı olmadığı sonucuna varıldığı, başka bir anlatımla her ne kadar araç 21.714 km de iken 19/02/2008 tarihinde ayıplı olarak nitelendirilebilir ise de davacının o tarih itibari ile ayıptan doğan seçimlik imkanlardan onarım hakkını seçtiği ve kullandığı, bu kapsamda da ayıbın o tarih itibari ile giderilmiş olduğu daha sonraki dönemde ayıbın giderilemeyerek devam ettiği yönünde bir tespit yapılamadığı gibi aracın sorunsuz çalışmakta olduğunun bilirkişilerce ifade edildiği, davacının daha evvel seçim hakkını kullanıp bu hakkı sona erdiğinden dava tarihi itibari ile sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılardan ... Otom. Paz. AŞ. Yararına takdir edilen 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan bu davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy