MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalılar vek. Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Mahkemece, davalı şirket tarafından yapılan takibin kötüniyetli yapıldığı kanaatine varıldığı şeklinde gerekçe oluşturulmuş olmasına rağmen, hüküm fıkrasında davacı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilmiş olması hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturduğu gibi, yine gerekçeli kararın son cümlesinde “davalı şirket tarafından yapılan takibin kötüniyetli yapıldığı kanaatine varıldığından” şeklinde başlanıp cümlenin devamında “davacı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilerek” şeklinde devam edilerek gerekçenin kendi içerisinde de çelişki yaratılmış olması HMK’nun 294. ve 297. maddelerne aykırılık teşkil etmekte olup, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 990 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy