MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... gelmiş, diğer davalı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının su bayisi olan müvekkilince davalının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemiş olması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin bu sözleşme nedeniyle yapmış olduğu toplam 30.000 TL. Tutarındaki reklam giderinin yarısını ödemesi gereken davalının bu giderin ancak 4000 TL.lik kısmını ödediğini, yine mülkiyeti davalıya ait olan damacanalar nedeniyle müvekkilinin 60.000 TL. Alacağının yanı sıra davalıdan cari hesap alacağının da bulunduğunu, davalıdan 70.000 TL. Üzerinde olan müvekkili alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000 TL. Alacağın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile bayilik sözleşmesinin imzalanmayıp süresi 31.11.2007 tarihinde dolan dönemsel su satış sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde davacının 25.000 damacana dolumunu gerçekleştiremediğini ve teminat mektubu da vermediğini, davacının süresi sona eren sözleşme nedeniyle taraf sıfatının ve hukuki yararının bulunmadığını, sözleşmede reklam bedelleri ve ilan verilmesine, damacaların müvekkiline iade edileceğine ve karşılığında bedellerinin ödeneceğine dair hükümlerin bulunmadığını, taraflar arasında işleyen bir cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi kök ve ek raporuna göre; her ne kadar davacı ve davalı vekili taraflar arasında akdedilmiş Distribütörlük Sözleşmesi ve Dönemsel Su Satış Sözleşmesinden bahsedilmiş ve bir kısım belge suretleri dosyaya kazandırılmışsa da belge asılları ibraz edilemediği gibi tarafların sunduğu sözleşmeler karşı yanca kabul görmediğinden taraflar arasında akdedilmiş yazılı sözleşme olmadığı, ancak tarafların defter ve kayıtlarına göre 31/11/2007 tarihinden 12/03/2008 tarihine kadar akdi ilişkinin devam ettiği, davacı defter ve kayıtlarına göre davalıdan bakiye cari hesap alacağının bulunmadığı, nakdi teminatın iadesi istenmişse de buna ilişkin yazılı belge sunulamadığı ve yine bir kısım reklam giderlerinin davalı tarafından karşılanması gerektiği iddia olunmuş ise de taraflar arasında bu yönde akdedilmiş yazılı bir sözleşme bulunmadığından davacı yanın bu yöndeki taleplerinin yerinde görülmediği, ancak davacının davalıdan bedelini ödeyerek aldığı damacanaların depozito olarak davacıya verildiği, iadesi halinde bedelinin davalıdan talep edilebileceği, yapılan keşifte fatura konusu 38.401,92 TL bedelli damacanaların davacı yedinde olduğunun belirlendiği, davalı yana süre verilmesine rağmen damacanaların teslim edileceği yer ve zaman bildirilmediğinden davacı vekilinin davasını ıslah ederek damacana bedeli olarak 34.000,00 TL 'nin davalıdan tahsilini istemesi nedeniyle davanın kabulü ile 34.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10.000,00 TL'ye dava tarihinden itibaren bakiye 24.000,00 TL'ye ıslah tarihi olan 17/10/2011 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacının davalı ile imzalandığını ileri sürdüğü bayilik sözleşmesinin davalının edimlerini yerine getirmemiş olması iddiasıyla feshedilmiş olması nedeniyle, gazete reklam giderlerinin yarısının, teminat bedelinin iadesi, cari hesap alacağı, damacana depozito bedelinin iadesi için toplam 70.000 TL. alacağın şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10.000 TL.nin tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesini 17.10.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile usulüne uygun olarak ıslah ederek müvekkili şirkette 5000 adet damacana kaldığını, alacak miktarının 34.000 TL. olarak ıslah edildiğini bildirmiştir. Davalı vekili, alınan bilirkişi ek heyet raporuna vermiş olduğu 06.03.2012 tarihli itiraz dilekçesinde davacı yanca depozito bedelleri talep edilen damacanaların davacının kusuru ile kullanılamayacak durumda ve sağlıksız olduğunu, boş damacanaların hatalı şekilde depolanmış olduğunu, bu nedenle söz konusu damacanaların iadesi bakımından ve Sağlık Bakanlığı standartlarına uygun muhafaza edilip edilmediği yönünden yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması talebinde bulunmuştur.
Hal böyle olunca, Mahkemece yapılması gereken iş davalı vekilinin anılan dilekçesindeki itirazları üzerinde yeterince durulup konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden davalının yukarıda belirtilen itirazlarını da karşılar şekilde gerektiğinde keşif yapılmak suretiyle Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınıp varılacak uygun sonuca göre karar alınması için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy