MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalılar vek. Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı ... Et..Ltd. Şti. İle müvekkili arasında 18.01.2008 tarihinde imzalanan bayilik sözleşmesi kapsamında davalı firmanın ödemelerini tatil etmesi ve bonoların ödenmemesi üzerine 7 adet takip başlatıldığını, diğer davalıların iş bu bayilik sözleşmesini kefil olarak imzaladıklarını, borç mutabakat sözleşmesine göre davalı ve kefillerin müvekkili firmaya olan borçlarının 03.02.2009 tarihi itibariyle 6.172.348,40 TL. Olduğunu ileri sürerek fazlaya dair talep ve hakları saklı tutularak şimdilik 50.000 TL. Alacağın icra takiplerinin başladığı 16.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin ikametgahı Antalya'da bulunduğundan Antalya mahkemelerinin yetkili olduğunu, bayilik sözleşmesi ve mutabakat belgeleri altındaki imzaların sahte olup müvekkili ...'a ait olmadığını, ayrıca davacı tarafça sunulan senetler altındaki imzaların da sahte olduğunu, müvekkili firmanın yetkili temsilcisine ait olmadığını, davacının tek taraflı olarak doldurduğu hesap mutabakatına dayanarak ihtiyati haciz kararı alarak müvekkilinin iflas aşamasına gelmesine neden olduğunu, oysa taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının 45 gün önceden ihtar çekerek müvekkilini temerrüde düşürmesi gerektiğini, davacının sözleşmeyi feshettiğine dair veya borcun ödenmesinde temerrüde düşürdüğüne dair hiçbir ihtarı/ihbarı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi kök ve ek raporlarına göre; tarafların aralarında ticari ilişki olduğu, açık hesap şeklinde çalıştıkları, davacının davalıdan icra takiplerindeki 615.700 TL haricinde 12.02.2011 dava tarihi itibarıyla 5.001.785,56 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle 50.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren, 4.951.785,56-TL'nin ıslah tarihi olan 02/05/2012 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacı ile davalı ... Et..Ltd. Şti. arasında imzalanan bayilik sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davalılardan ... vekili, davacı ile davalı firma arasındaki 18.01.2008 tarihli bayilik sözleşmesinde kendisine atfen müteselsil kefil olarak atılı imzaya itiraz etmiştir. Bu durumda Mahkemece sözleşmedeki imzanın anılan davalıya ait olup olmadığı üzerinde yeterince durulup bilirkişi raporu alınıp bir karar verilmesi gerekirken bu iddia üzerinde durulmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Diğer taraftan, davalılar vekilinin 04.06.2012 tarihli dilekçesinde davacıya verilen müşteri çekleri ile bir kısmının ödendiğini savunmuştur. Bu durumda Mahkemece anılan dilekçe üzerinde yeterince durulup söz konusu çeklerin ödenip ödenmediği, karşılıksız çıkan çeklerin davalıya iade edilip edilmediği irdelenip karar yerinde tartışılıp, gerekli görüldüğü takdirde uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy