MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ile davalı vekilince Duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davalı tarafından takibe konu edilen faturalarda yer alan malların teslim almadığı iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; faturalarda gösterilen malların davacıya teslim edildiği konusunda ispat yükü kendisinde olan davalı vekiline verilen sürede davalı vekilinin malların davacı tarafça müvekkilinin işyerinden teslim alındığını, irsaliye düzenlenmediğini bildirdiği, teslimi hukuki bir işlem olması nedeniyle yazılı olarak ispatlanması gerektiği, davalı tarafından yazılı delil sunulmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile takip dosyası nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine takibin haksız ve kötüniyetle yapıldığı ispat edilemediğinden davacı vekilinin tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince İİK'nun 72/6. maddesi uyarınca “Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borcu da ödenmiş olursa, istirdat davası olarak devam edilir. Somut olayda, dava konusu takip dosyasına davadan sonra bir kısım ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında İİK'nun 72/6 maddesi gereğince, davadan sonra yapılan ödemeler bakımından davanın ödenen miktar yönünden yasa gereği istirdat davasına dönüştüğü gözetilmeksizin sadece menfi tespit kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının Reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.