MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında 31.08.2005 tarihinde, 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeyi ihlali nedeniyle müvekkilince haklı olarak feshedildiğini belirterek cezai şart ve kar mahrumiyetinden doğan alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin davacı tarafından haksız feshedildiğini, talep olunan tutarların da fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre, taraflar arasında 31.08.2005 tarihli, 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiği, davacı yanın davalının oğlu adına başka bir şirketin akaryakıt bayiliğini alması ve yıllık taahhüt ettiği satış kotasını doldurmadığı, bu suretle sözleşmenin (6.) ve (24.) maddelerini ihlal ettiği iddia edilerek sözleşmenin bitim tarihinden (1) yıl önce sözleşmeyi feshettiği, sözleşmenin tarafı olmayan 3. şahıslar yönünden rekabet etmeme yükümlülüğü getirme ve 3. şahısların ticaret özgürlüğünü kısıtlayan sözleşme hükmü hukuka uygun olmadığından davalının oğlunun başka firmanın bayiliğini alma nedenine dayalı feshin haklı sayılamayacağı, davalının sözleşmenin akdedildiği tarihten itibaren geçen dört yıllık süre içinde yıllık kotalarını dolduramadığı, ancak davacının bu süreyi sükutla geçirmekle yıllık kotaya ulaşılamamasının taraflarca zımmen kabul edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenin de haklı fesih olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında 31.08.2005 tarihinde “Tüplü LPG Bayilik Anlaşması” yapıldığı ihtilafsızdır. Davalının bu sözleşmede belirlenen asgari mal alım taahhüdünü yerine getirmediği hususu da sabittir. Bu nedenle davacı, davalıdan sözleşmede belirlenen kotanın doldurulmaması nedeniyle cezai şart ve kar mahrumiyeti talep edebilir. Nitekim mahkemece kar mahrumiyeti tutarının belirlenmesi için alınan 18.04.2012 günlü ek bilirkişi raporuna karşı davacı vekili karşı çıkmamış, talebinin raporda belirlenip, bildirilen rakam gibi ıslah etmiştir.
Bu durumda mahkemece davacının kar mahrumiyeti talebinin rapor gibi kabul edilmesi, cezai şart talebinin ise sözleşme hükümleri de gözetilerek davalının ticari (mali) durumu da nazara alınarak bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen gerekçe ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy