MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine 24 adet faturaya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkilinin takibe konu edilen faturalara karşılık borcunu 05.03.2011 tarihinde Türkiye Ekonomi Bankasına ait keşidecisi ... Ltd. Şti. olan 50.000 TL ve 53.280 TL’lik iki adet çek ile ödediği o tarihe kadar olan borcun bu çeklerle kapatıldığını daha sonraki alışverişlerden doğan borcunu faiziyle birlikte icra dosyasına ödediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya 84.076,40 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davalıya satıp teslim ettiği, meyve ve sebze için 68 adet fatura düzenlendiğini, 24 adet faturanın ödenmemesi üzerine icra takibine giriştiklerini, davacının borca karşılık verdiğini bildirdiği iki adet çekin karşılıksız çıktığını ve ödemediğini, çeklerde davacı cirosu bulunmadığını, çeklerin keşidecisi dava dışı ... Limited Şirketinin de müvekkiline borcu olduğu, bu çekleri keşideciye iade edip, başka bir çek aldığını, davacının ödeme yapması durumunda ... Limited Şirketinin müvekkiline verdiği 85.280 TL’lik çek nedeniyle ödenecek bedelinin davacıya temlik edilebileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamı, çek ve başka yazıları karşısında davacı tarafından senetlerin ödenmediği gerekçesiyle davanın reddine, verilen tedbir nedeniyle davalının uğradığı zarar dikkate alınarak, İİK 72/4 maddesi gereği dava konusu alacak miktarı 84.076,40 TL’nin takdiren %40’ı oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı yan, davalıya olan borcunun ödendiğini bildirerek iş bu menfi tespit davasını açmıştır.
Davalı yan, davacının borcuna karşılık keşidecisi dava dışı ... Yaş Sebze Limited Şirketi lehdarı ... olan 21.04.2011 tarihli 50.000 TL’lik ve 28.04.2011 keşide tarihli 53.280 TL’lik çeklerin davacı tarafından verildiğini, bu çeklerin keşidecisi ... Yaş Sebze Limited Şirketi tarafından ödenmediğini, keşideci dava dışı ... Ltd. Şti. ile yapılan görüşme sonucu davalının keşideci şirketten olan alacağı ve davacı tarafından davalıya borcuna karşılık verilen ve dava dışı keşidecisi şirket tarafından ödenmeyen tutarları kapsayacak şekilde 14.07.2011 tarihli 250.000 TL bedelli çekin alındığını, ne var ki dava dışı keşideci şirketin bu 250.000 TL’lik çek bedelini de ödemediğini, bu nedenle davalı şirket aleyhine ödenmeyen faturalara dayalı takip yapıldığını, takibe karşılık iş bu menfi tespit davasının açıldığını belirtmiştir.
Davalı aynı cevap dilekçesinde davacının kendisine vermiş olduğu iki müşteri çeklerinin bedelini, tutarın (çekleri keşidecisi bir miktarı nakit ödediği için) ödenmesi halinde 85.280 TL’lik miktarın dava dışı çeklerin keşidecisi şirketten alınacak alacağından temlik edilebileceği belirtmiştir.
Dosya içeriğinden, davalının dava dışı ... Yaş Sebze Limited Şirketinin keşidecisi olduğu davacı tarafından davalıya borcuna karşılık verilen 7005696 nolu 21.04.2011 keşide tarihli 50.000 TL ve 7005697 nolu 28.04.2011 keşide tarihli 53.280 TL tutarlı çeklerin keşidecisi dava dışı şirkete 14.07.2011 tarihli keşidecisi dava dışı Adres Yaş Sebze Ltd. Şti. lehdarı dava dışı ... Limited Şti. olan 250.000 TL’lik çeki alırken iade ettiği ve keşideci dava dışı ... Limited Şirketinin bu iki adet çeklerin ...’in 16.03.2012 tarihli yazısına göre, 03.05.2011 ve 29.07.2011 tarihlerinde iptal edilmek üzere bankaya iade ettiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, 818 sayılı Borçlar Kanunu 174. maddesi (yani 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun m.196) “Evvelki borçlunun yerine yeni isim koymuş olması ve borçtan beraati borcun nakli, müteahhidi ile alacaklı arasında yapılacak akit ile vuku bulur.…… Alacaklının rızası ile ya sarih olur veya halin icabından anlaşılır. Alacaklı ihtirazı kayıt dermeyan etmeksizin borcun nakli müteahhidinin tediyesini kabul eden veya borcun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir muameleye razı olursa borcun naklini kabul etmiş addolunur.” hükmünü içermekte ise de; somut olayda davacı, borcuna karşılık davalı alacaklıya vermiş olduğu iki adet müşteri çekini geri alıp, yeni bir çek vermemiştir. Davacı taraf iki adet müşteri çekini davalıya vermiş, davalı bu çekleri, çeklerin keşidecisi olan dava dışı ... Yaş Sebze Limited Şirketinden olan kendi şahsi alacağına da bu çek bedellerinin üzerine eklenmek suretiyle 250.000 TL’lik 14.07.2011 keşide tarihli yeni bir çek almıştır.
Açıklanan bu yönler gözetildiğinde artık davalının alacağını, yeni çek aldığı dava dışı ... Yaş Sebze Limited Şirketinden talep etmesi gerekir. Nitekim davalı taraf bu 250.000 TL tutarlı çekin tahsili için 26.07.2011 tarihinde Antalya 11. İcra Müdürlüğü’nün 2011/7725 esas sayılı icra takip dosyası ile dava dışı ... Yaş Sebze Limited Şirketi ve diğerleri hakkında takibe geçmiştir.
Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilerek, varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy