MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı şirket arasında 3 adet toplam 500.000,00 TL. Meblağlı genel kredi sözleşmesi imzalandığını, borçlu şirketin kullandığı teminat mektuplarının komisyonlarını ödememeleri üzerine hesap kat edilerek davalı borçlulara ihtarname keşide edilmiş olmasına rağmen borcun ödenmediğini, davalı-borçluların kullandığı mer'i teminat mektuplarının komisyonlarını ödemediği gibi iade de etmediğini, çek yaprağı bedellerini bloke etmediğini ileri sürerek, müvekkili banka alacağının tahsili için yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili şirketin davacı banka ile imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında almış olduğu kesin teminat mektuplarının geçerli olduğu döneme ait tüm komisyon ve masraflarını anlaşma doğrultusunda ödediğini, ancak bankanın geçerlilik süresi sona eren teminat mektupları için de komisyon kestiğini, bankaya pek çok kez başvurarak teminat mektupları için işletilen komisyon ücreti dökümlerinin ve talep edilen çek bedelleri nedeniyle çeklerin numaraları ve çek koçanlarının kime teslim edildiğinin bildirilmesini istediklerini, ancak bankaca buna dair herhangi bir bilgi verilmeyip icra takibi yapıldığını bu nedenle davacının muaccel bir alacağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi kök ve ek raporlarına göre; davanın kısmen kabulü ile icra takibinin 35.183,28 TL asıl alacak, 1.019,73 TL faiz, 50,99 TL BSMV, iade edilmeyen teminat mektupları bedeli toplamı 98.000,00 TL depo, çek yaprakları için ise 5.640,00 TL depo olmak üzere toplam 139.894,00 TL üzerinden icra takibinin devamına, davalı kefil ...'ın sorumluluğunun asıl borçlu şirket borcu kadar olduğu, bu nedenle bu borçlu kefil yönünden ayrı bir sorumluluk miktarının olmadığı, ... yönünden ise talebin icra dosyasında 50.000,00 TL ile sınırlı olduğu belirtildiğinden ... yönünden 50.000,00 TL ile sınırlı sorumluluk olmak kaydı ile bu borçlu yönünden icra takibinin devamına karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan 500.000 TL. Meblağlı 3 adet Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında davalı şirkete verilen 4 adet teminat mektuplarının iadesi, teminat mektuplarının komisyon bedeli ve 12 adet çek yaprağının iadesi için yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte davalı-asıl borçlu şirket ile iş bu 3 adet Genel Kredi Sözleşmesi'ni müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalayan davalı-kefillerin itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Somut olayda mahkemece yapılacak iş konusunda uzman bankacı bilirkişi veya bilirkişi kurulundan banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak rapor alınıp varılacak uygun sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Nitekim Mahkemece de 02.12.2010 tarihli celsede bilirkişi heyetine davacı bankanın kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma yetkisi verilerek bilirkişi incelemesi ara kararı oluşturmuş, bilirkişi heyetinden hükme esas alınan 30.03.2011 tarihli kök ve 18.10.2011 tarihli ek bilirkişi heyet raporları alınmıştır. Ne var ki hükme esas alınan bilirkişi kök raporu ve ek raporu davalılar vekilinin 24.05.2011 tarihli ve 27.12.2011 tarihli dilekçelerindeki itirazlarını karşılamadığı gibi Yargıtay denetimine elverişli ve yeterli değildir. Mahkemece bu durumda bankacılık konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden davacı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak davalılar vekilinin anılan dilekçelerindeki itirazlarını da karşılar şekilde rapor alınarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 990.00.TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy