MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, dava dışı ... Ltd. Şti. ile davalı arasındaki mal alışverişinin kefilinin davacı olduğunu, davacının iki şirket arasındaki borç-alacak tutarını bilmediğinden icra baskısı altında kefil sıfatıyla davalının tek yanlı hesaplaması ile bildirilen tutar için çeklerle ve nakden ödemelerde bulunup, 02.04.2010 tarihli protokolü imzalamak zorunda kalıp ödemeler yaptığını, sonrasında davalının hesaplama hatası sonucu fazla tahsilatta bulunduğunun anlaşıldığını, bu suretle davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek fazla ödenen 68.178,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında un alım satımından kaynaklanan ticari ilişki kurulduğunu, dava dışı şirketin borcunu ödememesi üzerine 06.01.2009 tarihinde borcun yapılandırılarak davacının kefil olarak yer aldığı sıralı, her biri 5.000,00 TL bedelli, 27 adet (toplam 135.000,00 TL) bononun davalıya verildiğini, bonoların zamanında ödenmemesi üzerine ilk vade tarihleri geçen 7 adet bono ve iki ayrı dosya ile davacı ... dava dışı şirket aleyhine icra takibine başlandığını, bu takipler aşamasında davacı ile 02.04.2010 tarihli protokol yapılıp, borcun tekrar yapılandırıldığını, bonoların 06.01.2009 tanzim tarihli olup, icra baskısından söz edilemeyeceği gibi fazla bir ödemede de bulunulmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, davacının davadışı şirketin borcunu kabulle 135,000,00 TL toplam tutarlı 27 adet senedi imzaladığında icra tehdidi altında bulunmadığı, kendi iradesiyle kefil olduğu bu tutarın bir kısmını çekle, araçla ödediği, kalan senetlerin ise vadesinde ödeneceği, 02.04.2010 tarihli protokolün icra tehdidi altında düzenlendiği kabul edilse dahi, borcun tamamına ilişkin 27 adet senedin öncesinde imzalanmış olması nedeniyle kendi iradesiyle senet düzenleyip, ödeme yapan davacının istirdat isteminde bulunamayacağından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy