MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki - alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asiller ve vek. Av. ... ile davalı Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asiller ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davacılar tarafından satın alınan taşınmazdaki ipoteğin teminat teşkil ettiği kredi borcunun ödenmiş olması nedeniyle ipoteğin fekki ile ödenen miktarın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, ipoteğin teminat teşkil ettiği kredi borcunun ödenmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacıların taşınmazı satın alırken üzerinde 180.000 TL bedelli ipoteği bildikleri, ancak bu nitelikteki bir taşınmazı satın aldıktan sonra davacıların bankaya giderek satıcının yetkilisi olduğu dava dışı şirketin kredi hesabına 86.000 TL yatırmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bunun gerçek satış bedeli olduğunun anlaşıldığı, satıcının da 85.000 TL tutarlı bir bono vermiş olmasının bu kanaati güçlendirdiği, paranın yatırıldığı hesabın kredili mevduat hesabı olduğu ve o tarihte bakiyesinin 86.351,09 TL olmasının daha da güçlendirdiği, bankaların güven koşulları olup, bu durumda en azından paranın tahsili sırasında davacılara uyarıda bulunmadan ve yasaya uygun şekilde takibat yaparak alacaklarını tahsil etmeleri gerektiği, soruşturma dosyasında dinlenen tanığın davacıların banka müdürü ile görüştükten sonra paranın yatması halinde ipoteğin 1 hafta sonra kalkacağını, kalkmazsa bayramın geçmesinden sonra kesin olarak kaldırılacağın beyan ettiğin bildirdiği, ipotek bedelinin tamamı olan 190.000 TL ödenmeden ipoteğin kaldırılamayacağı, davanın terditli açılması nedeniyle alacak kısmı yönünden istenin kabulüne karar vermek gerektiği gerekçeleriyle ipoteğin kaldırılması yönündeki istemin reddine, 86.000 TL'nin 22.09.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ipoteğin fekki ve alacak istemine ilişkindir. Dava terditli olarak açılmış olup, davacı yan öncelikle ipoteğin fekkini, olmadığı takdirde ödenen bedelin faiziyle bankadan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yapılan incelemede, davalı bankanın dava dışı ... kitap, kırtasiye, Bilgisayar Gıda Yayın Dağ. Mob. Tic. Ve San. Ltd. Şti. ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin teminatı olarak 3 ayrı taşınmaz üzerinde ipotek tesis ettiği, davacı bu ipotekli taşınmazlardan dava konusu taşınmazı satın almak istediklerinde, davalı banka görevlilerinin 86.000 TL yatırmaları halinde ipoteği fekedeceklerini söylemeleri üzerine bu beyana inanarak 86.000 TL'yi yatırdıklarını, ancak bankaca ipoteğin kaldırılmadığını iddia etmiştir.
Ne var ki, dosyaya davalı banka şube görevlilerinin davacılara iddia edildiği şekilde taahhütte bulunduklarını usulüne uygun şekilde ispatlayacak delil sunulmamış olup, bu yönde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan şikayet sonucu takipsizlik kararı verildiği ve bu kararın kesinleştiği de anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, davacılar dava konusu yaptıkları bedeli davalı bankanın kredi borçlusu olan dava dışı ... kitap kırtasiye, Bilgisayar Gıda Yayın Dağ. İnş. Mob. Tic. Ve San. Ltd. Şti. hesabına yatırmışlardır. Ayrıca, davacı yanca yatırılan bu paranın karşılığı olarak verildiği iddiasıyla dosyaya sunulan bonoda da davalı banka taraf olmayıp, bir sıfatı bulunmamaktadır.
Bir an için, davacıların yatırmış oldukları bu para nedeniyle sebepsiz zenginleşme olgusunun varlığı kabul edilse bile, açıklanan delillere göre sebepsiz zenginleşen davalı banka olmayıp dava dışı ... Kitap, Kırtasiye, Bilgisayar. Gıda Yayın Dağ. İnş. Mob. Tic. Ve San. Ltd. Şti.'dir. Davacı yan alacağını anılan bu şirketten talep etmek durumundadır.
Açıklanan bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı belge ile ispat kuralı gözardı edilerek, hayatın olağan akışına aykırılık gerekçe yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 990 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı bankaya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy