MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı ... Mak. Şt. Vek. Av. ... davalı ... Kredi Finansal Kİr. AŞ. Vek. Av. ... ve Fer'i Müdahil vek. Av. ... 'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... Mak ... Mak. San ve Tic. Ltd. Şti. ile lastik kırma makinesi satımı konusunda anlaşıldığını, makinenin finansmanı için diğer davalı finansal kiralama şirketi ile müvekkili arasında 19.09.2006 tarihli finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, makinenin arızalanması nedeniyle önce makinenin birebir aynısıyla değiştirildiğini, ancak aynı sorunların yeni makinede de ortaya çıkması üzerine davalının 85.000 Euro ilave verilmesi halinde müvekkiline yeni bir makine verebileceğini söylediğini, ancak bu teklifin müvekkil tarafından kabul edilmediğini müvekkiline teslim edilen makinenin lastik kırma makinesi değil, plastik kırma makinesi olduğunun anlaşıldığını, somut olayda doktrinde (aliud) teslim olarak adlandırılan “başka şeyin teslimi” durumunun söz konusu olduğunu belirterek edimin ifa edilmemesi veya gecikmesi nedeniyle olan maddi zararları nedeniyle sözleşme konusu makine değeri kadar maddi tazminatın tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL, ödenen aylık finansal kiralama maliyet bedellerinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL, yoksun kalınan kazancın tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL, yitirilen müşteri portföyü sebebiyle uğranılan zararın tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL, sözleşme sebebiyle yapılan masrafların tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 10.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 06/04/2011 tarihli dilekçesi ile davanın daha fazla uzamaması ve bilirkişilerin hesapladığı yoksun kalınan kar seçeneklerinin ortalamasının alınması yönteminin hakkaniyete uygun olacağı düşüncesiyle dava dilekçesinin netice-i talep kısmının maddi tazminatla ilgili 2 nolu bendinin yoksun kalınan kar da dair fazla haklarımız ile portföy tazminatına ve fazlaya dair tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla 387.317,00 TL yoksun kalınan kar cinsinden maddi tazminatın sözleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline şeklinde ıslah etmiştir.
Davalı ... Mak ... Mak. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davanın yetkili yerde açılmadığını, yetkili mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ayrıca davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığını, davacının dava konusu makinenin vasıf ve mahiyetini bilerek doğrudan makinenin imalatını yapan firma tarafından da bilgilendirilmek sureti ile satın almaya karar verdiğini, iddia edildiği gibi dava konusu makinenin vasfı ve mahiyetinde yanıltılmadığını, davacı tarafından tavsiye edilen çalışma şekilleri uygulanmadığı gibi teknik eleman istihdamından da kaçınıldığını, davacının dava konusu makinenin, kullanımı, bakımı, teknik eleman istihdamı, 3. kişilere bırakmak suretiyle çalıştırılmasında, hor kullanıma sebebiyet vermesi gibi hususlarda basiretli tacirden beklenen ihtimamı göstermediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Kredi Finansal Kiralama A.Ş. vekili, müvekkili ile davacı arasında Sakarya 5. Noterliği'nde düzenleme şeklinde tanzim olunan 19.09.2006 tarih, 30174 yevmiye numaralı 49867 sayılı finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, akdedilen finansal kiralama sözleşmesine konu malın, kiracının talep ettiği şekilde satıcı firma olan muhatap ... Mak. Ltd. Şti.'den alındığını, 05.09.2006 günlü fiyat teklifi ve proforma fatura, 20.02.2007 günlü fatura ve 21.02.2007 günlü irsaliye ile davaya konu makinelerin davacıya teslim edildiğini, davacının proforma faturada ve satış şartlarında "proforma muhteviyatı malları tam ve eksiksiz teslim aldım" şeklinde yazılı, imzalı beyanda bulunduğunu, taraflar arasındak 19.09.2006 tarihli sözleşmenin 7/a maddesi uyarınca müvekkilinin ayıp nedeniyle sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre davacıya sözleşmede kararlaştırılan makineden başka farklı bir makinenin teslim edildiği, bu sebeple finansal kirama şirketinin de sorumluluğunun bulunduğu, 09/03/2011 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen miktarların ortalamasının alınması ile davacının 387.417,99 TL 13 ay 25 günlük kar kaybının bulunduğu, 25 günlük sürenin montaj ve çalışma olarak kabul edilmesi gerektiği, 20/04/2012 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere çalışmadığı anlaşılan bu makinanın yeniden ısmarlanıp alınması süresinin 6 ay olduğu, BK. 44. maddesi uyarınca taktiren ortalama olarak bulunan 387.417,99 TL/13=29.801,38 TL aylık kar kaybının 6 aylık süreye tekabül eden 29.801,38 TLX6 ay=178.808 TL olduğu, dava dilekçesinde talep edilen ödenen aylık finansal kiralama faaliyet bedellerine ilişkin 10.000 TL, sözleşme fesh edilmemiş olduğundan ve halen yürürlükte olduğundan bu tazminat talebi ve makine değeri maddi tazminat talebinin yeni bir makina alınmadığı için olamayacağından portföy tazminatının ise ne şekilde müşteri kaybı ispatlanamadığından ve sözleşme sebebi ile yapılan masrafların henüz sözleşme fesh edilmemiş olduğundan ve manevi tazminat taleplerinin ispatlanamadığından reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile B.K. nun 44. maddesi gözönüne alınarak taktiren 178.808 TL. ' nin 10.000 TL. 'sinin dava tarihinden itibaren, bakiye kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece kısa kararda "Davacının davasının kısmen kabulü ile B.K. nun 44. maddesi gözönüne alınarak taktiren 178.808 TL' nin 10.000 TL'sinin dava tarihinden itibaren, bakiye kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, diğer tüm maddi tazminat talepleri ile manevi tazminat taleplerinin reddine" karar verilmiştir. Gerekçeli kararda ise "Davacının davasının kısmen kabulü ile B.K. nun 44. maddesi gözönüne alınarak taktiren 178.808 TL' nin 10.000 TL'sinin dava tarihinden itibaren, bakiye kısmının ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline," karar verilmiştir. Böylece tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Bu hal, (HUMK.nun 381/2) HMK m.298/2 maddesine aykırılık teşkil ettiğinden, 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerektiği gibi makemece ıslah tarihi gerekçeli kararda gösterilmemiş olup, bu durum infazda tereddüt yaratacak şekilde HMK m. 297/2 hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin yek diğerinden alınarak bir diğerine ödenmesine, peşin harçların istek halinde iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.