MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... gelmiş, diğer davalılar tarafından kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında 01.01.2008 tarihli satış miktarına bağlı süreli direkt satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin Rekabet Kurulunun 10.09.2007 tarihli kararı sonrasında karar ile uyumlu hale getirildiğini, davalı işletmeci ...'ın sözleşmenin 1. maddesine aykırı hareket ederek başka marka gazsız ürünleri sattığının tespit edildiğini davalı ... Şirketinin ise sözleşmenin 7. maddesine aykırı hareket ederek davacının yazılı onayı olmadan satış mahallini sözleşmeye aykırı olarak boşaltıp kapattığını durumun tespit raporu ile sabit olduğunu, davalılara sözleşmenin feshi ile tazminat alacakları için ihtarname çekildiğini ileri sürerek şimdilik davalılardan bedelsiz ürün karşılığı fatura karşılığında davalıya verilenlerin bedeli ile pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunmak için fatura karşılığı verilenlerin bedelleri ve sözleşmenin 8. maddesine göre cezai şartın sözleşmesel faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sözleşmenin 01.01.2008 başlangıç tarihli olup 3 yıl süreli bulunduğunu, sözleşmenin uzatıldığı veya yeni bir sözleşme imzalandığına dair iddia olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı ve delillere göre, sözleşmenin 01.01.2011 tarihi itibariyle sona erdiği gibi, sözleşmenin yürürlükte olduğu döneme ait sözleşmeye aykırılığın davacı tarafça ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 01.01.2008 başlangıç tarihli (satış miktarına bağlı) ... Satış Noktası Sözleşmesi 3 yıl süreli olup, 01.01.2011 tarihinde sona erdiği ve taraflar arasında yeni bir sözleşmenin imzalanmadığı dosya içeriği ile sabittir. Davacı yanın talebi, bedelsiz ürün karşılığı fatura karşılığında davalıya verilenler, pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunmak için fatura karşılığında davalıya verilenler ve sözleşmeye aykırılıktan doğan cezai şart kalemlerinden oluşmaktadır.
Cezai şarta ilişkin sözleşmenin 8. maddesinde “İşletmeci kendisi ile kurulan bu sözleşmeyi ve oluşmuşsa, eklerini herhangi bir nedenle uygulamaya yanaşmaması veya uygulamaktan tek yanlı vazgeçmesi yahut sözleşmenin yürürlük süresinin herhangi bir aşamasında, bu sözleşme ve eklerindeki yükümlülüklerinden herhangi birisini yerine getirmemesi veyahut bu sözleşme ve eklerinde yer alan hükümlerden herhangi birine uymaması halinde...” şeklinde belirtilmiştir.
Pazarlama faaliyetlerine katkı payı için ise sözleşmenin 11. maddesi 3. bendinde ise”... Ancak işletmeci, sözleşmenin hangi neden ve surette olursa olsun süresinden önce sona ermesi üzerine bu meblağın tamamını KDV'si ile birlikte şirkete derhal iade edecektir.” denilmekle bu taleplerinin sözleşmenin süresinden önce hangi nedenle olursa olsun sona ermesi şartına bağlamıştır. Bu nedenle bu iki kalem istemin reddinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; sözleşmenin 3. maddesi “Bu sözleşme belirli süreli olarak, yani ilk sahifesinde yazılı tarihten itibaren ve yine o safhasındaki süre kadar yürürlükte kalacaktır. İşletmeci, sözleşme süresince herhangi bir nedenle şirket'e iade etmemek koşuluyla toplam 22.04.2005 tarihli sözleşmesinden kalan 1250 koli satış hedefine dahil ürünlerle birlikte 22.250 koli miktarındaki ürünü... müşterilerine satmayı hedeflemektedir. Yukarıda anılan sözleşme süresi dolmasına rağmen,işletmeci bu hedeflerini gerçekleştirmediği tarihte şirketin kendisine yapmış olduğu tüm yatırımları şirkete iade edecektir" hükmünü içermekte olup, bu maddede sözleşmenin sona ermesinden sonra da yatırım bedellerini isteme hakkı davacı şirkete tanınmıştır. Bu durumda mahkemece, anılan sözleşme hükmü gözetilerek, diğer talebi olan bedelsiz ürün karşılığı fatura edilen yönünden olan istemi değerlendirilip, davalı yanın anılan madde de yazılı olan kotayı doldurup doldurmadığı üzerinde durulup, doldurulmamış ise, bu maddeye göre davacının talep hakkı olduğu gözetilerek tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy