MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada vadeli mevduat hesabı bulunduğunu, hesabındaki bu paranın muhtelif tarih ve miktarlarda olmak üzere toplam 142.150,00 TL'sinin müvekkilinin bilgisi dışında telefon bankacılığı kullanılmak suretiyle 3. kişilerin hesaplarına EFT/havale yapılmak suretiyle aktarıldığını, bu durumu öğrenen müvekkilinin hesabından eksilen paranın tahsili amacıyla ... 11. İcra Müdürlüğü'nün 2010/2630 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Call Center Birimini kendisini ... olarak tanıtan bir kişinin aradığını ve kimlik bilgileri, anne kızlık soyadı ve hesap bilgileri gibi davacıya ait kişisel bilgilerin telefon açan kişi tarafından verilmesinin ardından, davacıya ait hesap için internet şifresi ile telefon bankacılığı şifreleri alındığını, aynı zamanda telefon ve internet bankacılığı ile yapılacak EFT ve havale işlemlerinin günlük ve aylık bazda arttırıldığını, 01.12.2010 tarihinde ...'na ait ... şubesindeki hesaba yapılmış olan 47.850,00 TL havalenin dondurulduğunu ve bloke konulduğunu, davacı tarafından 02.02.2010 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulduğunu, Call Center'ı arayan kişinin başkası olması halinde dahi davacıya ait kişisel bilgilerin yetkililere doğru ve eksiksiz verilmesi karşısında müvekkili tarafından şifrelerinin tanımlanmasında kusur ve ihmallerinin olmadığını, davacının hesabından haksız yere işlemler yaptığını iddia ettiği kişiye karşı dava açmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre Call Center görüşmelerinde müşterinin özel bilgilerinin sorgulandığı ve 3. kişinin doğru cevaplar vermek suretiyle banka hesaplarına erişimin sağlandığı, bu özel bilgilerin verilmesinde bankanın herhangi bir katkısının söz konusu olmadığı, ancak davalı bankanın mevduat hesabını korumakla yükümlü olduğu, davacının da internet bankacılığını tercih etmesi ve özel bilgilerini korumakla yükümlülüğü dikkate alındığında meydana gelen zararın garemeten paylaştırılmasının hakkaniyete uygun olacağı, dosya kapsamı itibariyle zararın %75'inden davalı bankanın, %25 inden de davacının sorumlu olduğu, eylem haksız fiil niteliğinde gerçekleştiğinden yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının ... 11. İcra Müdürlüğü'nün 2010/2630 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 106.612,50 TL asıl alacak, 263,10TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 106.875,60 TL üzerinden ve icra takip tarihinden
itibaren asıl alacağa % 9 yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan itirazlı alacak üzerinden takdir olunan % 40 icra inkar tazminatının (42,750,24-TL ) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece davalı bankanın mevduat hesabını korumakla yükümlü olduğu, davacının da internet bankacılığını tercih etmesi ve özel bilgilerini korumakla yükümlülüğü dikkate alındığında meydana gelen zararın garemeten paylaştırılmasının hakkaniyete uygun olacağı, dosya kapsamı itibariyle zararın %75'inden davalı bankanın, %25 inden de davacının sorumlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede aynı veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61.maddesi) Bu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile usulüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir.
Bankalar birer güven ve itimat kurumları olduklarından kural olarak hafif kusurlarından da sorumludurlar. Davacının kişisel bilgilerini koruyamadığı, bu konudaki özen yükümlülüğünü ihmal ettiği sabit olmadığı sürece davacı müşteri bankada bulunan paranın telefon bankacılığı yoluyla başka hesaba aktarılmasından dolayı sorumlu tutulamaz. Mahkemece bu yönler gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken davacının da kusurlu bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı lehine 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy