MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 27.11.2008 tarihinde imzalanan 5 yıl süreli LPG Otogaz Bayilik Sözleşmesinin davalı tarafından 13.08.2010 tarihli ihtarnameyle müvekkili lehine tesis ettiği intifa hakkının ve bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı doğrultusunda 18.09.2010 tarihinde sona erdiğinden bahisle bu tarih itibariyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkili ile davalı arasında intifa ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek davalının haksız bayilik sözleşmesini feshi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak sözleşmenin 42/d-3 maddesi gereği şimdilik 15.000 TL. kar mahrumiyeti alacağı ile 39. madde gereği şimdilik 15.000 TL. cezai şart alacağının fesih tarihi olan 18.09.2010 tarihinden itibaren avans faizi üzerinden işletilecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin dayanağının ... Petrol Tic. A.Ş. (...) ile yapılan sözleşme ve intifa tesisi nedeniyle olduğunu, münhasır olarak davacı ile yapılan bağımsız bir sözleşme bulunmadığını, 15 yıl süreli ...'in intifa hakkı bulunduğunu, sözleşme bağlı bir sözleşme olduğundan Rekabet Kurulu'nun ve Danıştay'ın emsal kararlarına göre geçersiz bir sözleşme olduğunu, davacının varsa zararını dava dışı ...'ten tahsil etmesi gerektiğini, bu durumda husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki sözleşmenin tarihi ile süresi nazara alındığında ve davalının dava dışı ... ile yapmış olduğu sözleşmenin tebliğlere uygun hale getirilmesi için yapılması gereken değişiklik konusunda mutabakat veya dağıtıcının girişiminin de bulunmadığı, bu hususta dosyaya delil sunulmadığı nazara alındığında, taraflar arasında Rekabet Kurulu kararlarında belirtilen dikey ilişkinin mevcut olmadığı, bayilik ilişkisinin 2008 yılında başladığı, taraflar arasındaki dikey ilişkinin 2002/2 sayılı tebliğe uygun olduğu, davalının sözleşmeyi feshinin haklı olmadığı davacının fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak, cezai şart alacağı yönünden açılabilecek olan davada tenkis oranı yapılacak yargılamada değerlendirileceğinden talep edilen miktarlar üzerinden davanın kabulü ile davacının fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere; 15.000,00-TL kar mahrumiyeti, 15.000,00-TL cezai şart olmak üzere toplam 30.000,00-TL nin dava tarihinde itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, davacı ile ekonomik bütünlük içinde bulunan ve grup şirketlerden olan ... (... Petrol A.Ş.) ile arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu'nun konuya ilişkin kararları doğrultusunda 5 yıl dolduktan sonra feshedilmiş olduğunu ve aynı nedenle tesis edilen intifa hakkının da terkin edildiğini, böylece grup şirketlerden olan davacı ile akdedilmiş olan otogaz bayilik sözleşmesinin de feshedilmiş akaryakıt bayilik sözleşmesi ve terkin edilen intifa sözleşmesine paralel olarak feshedilmiş sayılacağını, dava dışı ... A.Ş. ile davalı arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin feshinden ve intifa hakkının terkininden sonra anılan şirketin grubu içinde yer alan davacı şirketle otogaz bayilik sözleşmesinin devamının mümkün olmadığını, bu nedenle feshin haklı olduğunu savunmuştur.
Taraflar arasında imzalanan otogaz bayilik sözleşmesinin devir yasağı başlıklı 30. maddesinin 2. bendinde; “dağıtıcı ise, gerek sözleşmeden gerek sözleşmeye ilave olarak imza edilen ve hukuki sonuç yaratan belgelerdeki (protokol, taahhütname, zeyilname gibi) ve gerekse de TC Mevzuatından kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini grubunda bulunduğu ... Holding A.Ş.ne” denmekte olup bu durumda davacı şirketin ... grubunda bulunduğu tartışmasızdır. Davalı vekilinin bir örneğini dosyaya sunduğu dava dışı ... ile davalı arasında imzalanan 30.01.2007 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi'nin 10-c) maddesinde; Bayi sözleşmenin devamı süresince ...'in yazılı onayını almadığı sürece istasyon sahası içinde Otogaz (LPG) istasyonu inşa etmemek ve satmamakla yükümlüdür.”dendiği görülmüştür. Nitekim bu konuda davalı vekilince dosyaya ibraz edilen ve davalı şirketin davacı firmanın Rekabet Kurulu'nun 2002/2 tebliğlerine aykırı faaliyette bulunduğuna dair şikayette bulunması üzerine anılan Kurul'un 09.02.2011 tarihli ve 11-08/160-52 K. sy. Kararında; “... sektörde bayiler ile akaryakıt dağıtıcıları arasında imzalanan bayilik sözleşmelerinin çoğunda otogazın kimden tedarik edileceği hususunun dağıtıcı firmanın iznine tabi kılındığı görülmekte ve bu konunun bayilik anlaşmaları içerisinde düzenlenmektedir. Bu çerçevede söz konusu akaryakıt bayilik sözleşmesi ile otogaz bayilik sözleşmesinin birbiriyle bağlantılı (ilişkili) hale geldiği, dolayısıyla aynı dikey anlaşma bütünü içinde bulunduğu değerlendirilmektedir. Dolayısıyla intifa ya da tapuya şerh edilmiş kira akdi ile bayilik sözleşmelerinden oluşan dikey anlaşmanın grup muafiyetinden yararlanacağı sürenin bayi ile otogaz dağıtım firması arasında imzalanan bayilik sözleşmesi için de geçerli olduğu değerlendirilmektedir” denmiştir.
Diğer taraftan, davacı şirket tarafından açılmış olan emsal nitelikteki dava dosyalarında alınmış olan bilirkişi raporlarında davacı şirket ile dava dışı ... A.Ş.'nin ayrı tüzel kişiliklere sahip olmakla birlikte ekonomik açıdan bağımsız olmayıp aynı ekonomik kontrol yapısı içinde oldukları, bu hususun Rekabet Kurulu'nun 11/03/2010 tarih ve 10-22/300-111 sayılı kararında da açıkça saptandığı, bu durumda davalı şirketin dava dışı ... A.Ş. ile arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesinin feshi ve bu nedenle tesis edilen intifa hakkının da terkini karşısında davalının dava dışı ... A.Ş. ile ekonomik bütünlük içinde bulunan davacı ile yapmış olduğu otogaz bayilik sözleşmesinin de kendiliğinden geçersiz olduğunun kabulünün gerektiği ve davalının davacı ile sözleşme ilişkisini sürdürmeye zorlanamayacağı, böylece feshin haksız olmadığı yönünde görüşler bildirilmiştir.
Bu durumda mahkemece açıklanan bu tespitler gözetilerek deliller hep birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy