MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ...Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında 14 Şubat 2005 tarihli Ürün ve Hizmet Satış Sözleşmesi’nin düzenlendiğini, müvekkilinin edimlerini zamanında ifa etmesine rağmen davalının bakiye borcunu ödemediğini, cari hesaba dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince davacıdan satın alınan ERP Programı için 111.495.39 TL.nin üzerinde para ödendiğini, ancak bu programın hiç çalışmadığını, bakım ve destek hizmeti verilmediği halde buna ilişkin davacı yanca kesilen faturaların müvekkilinin muhasebecisi tarafından şirket yetkililerine sorulmadan ticari defterlere işlendiğini, verilmeyen bir hizmetin bedelinin alınamayacağını belirterek davanın reddi ile % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde, davacının düzenlediği 22 adet bakım ve hizmet faturasına sözleşmeye uygun olmadığı için itibar edilemeyeceği gerekçeleri ile 3.525,00 TL'lik davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin bu alacak üzerinden devamına, %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı bilgisayar programı satış faturasını 30.12.2005 tarihinde kesmiş, davalı alıcı bu faturayı ticari defterlerine işlemiştir. Bu işlemden sonra davalı alıcı 18.01.2006 tarihli iade faturası düzenlemiş, bu iade faturasını da davacı satıcı ticari defterlerine işlemiştir.
Bu işlemlerden sonra davacı 2006 ila 2008 yılları arasında muhtelif tarihlerde 22 adet davalı adına bakım ve hizmet faturaları kesmiş, taraflar bu faturaları da kendi ticari defterlerine işlemişlerdir.
Daha sonra davacı yan davalı adına kesilip iade edilen fatura ile aynı içeriği taşıyan 16.06.2008 tarihli satış faturasını kesmiş, taraflar usulüne uygun tutulan defterlerine bu faturayı da işlemiştir.
Takip ve dava konusu alacak cari hesap alacağı olarak bildirilmiş miktar ve içerik bakımından satım ile ilgili değil, bakım ve hizmet faturalarından kaynaklanan alacak olduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, 22 adet bakım ve hizmet faturasını itirazsız olarak usulüne uygun tutulan ticari defterine kaydetmiş olan davalının bu faturalara konu bakım ve hizmeti aldığının kabulü gerekir. Bu durumda, bu faturaları ödediğini ispat yükü davalıdadır. Kaldı ki, bakım ve hizmet faturalarından birinin ödendiği iddia edilmektedir. Mahkemece açıklanan bu yönler gözetilmeden olaya uygun düşmeyen bilirkişi heyeti raporunun hükme esas alınması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990.00.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy