MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ve vek. Av. ... gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketin İş Bankasından kullandığı kredinin teminatı olarak 50.000 TL hatır çekini davalı ... Mamüller Şti'nden alıp bankaya verdiğini, karşılığında müvekkilinin de 50.000 TL değerinde hatır çekini ... Unlu Mamüller Ltd. Şti.'ne verdiğini, müvekkilinin kredi borcunu ödeyememesi üzerine davalı bankanın 25.000 TL'lik çek için hem müvekkiline hem de ... Unlu Mamüller Ltd. Şti'ne karşı Erez İcra Müdürlüğü'nün 2000/3996 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, verdiği hatır çekinden dolayı davalı ... Mamüller Ltd. Şti hakkında icra takibi başlatılınca bu davalının da müvekkili tarafından verilen hatır çekini icraya koyarak tahsil ettiğini ve bankaya başvurarak bedelini ödeyip diğer hatır çekini iade aldığını, bu arada bankanın müvekkili hakkında Keşan İcra Müdürlüğü'nün 2000/1096 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibinde bulunduğunu, müvekkilinin hatır çeklerinin teminat olduğu kredi borçlarının tamamını ödediğini, davalı şirketin Erez İcra Müdürlüğü'nün 1999/423 E. sayılı dosyasındaki 50.000 TL'lik alacağını diğer davalı ...'a temlik ettiğini, davalıların icra dosyalarında fazladan tahsilatlarda bulunduklarını belirterek, Erez İcra Müdürlüğü'nün 1999/423 E. sayılı dosyasından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı ... Unlu Mamüller Ltd. Şti'nin haksız tahsil ettiği 11.739 TL'nin davalı ...'ın tahsil ettiği 15.377 TL'nin ve diğer tahsil edilen paraların tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu Erez İcra Müdürlüğü'nün 2000/423 E. sayılı dosyasında müvekkilinin sıfatının bulunmadığını, kredi işlemlerinin ise taraflar arasındaki sözleşmeye göre yürütüldüğünü iki şirket arasındaki hatır çeki ilişkisinin müvekkili tarafından bilinmesinin olanaklı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Unlu Mamüller Ltd. Şti. vekili, çekin ödeme aracı olduğunu, istirdat davasının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında alınan bilirkişi kurulu raporlarına göre davacının borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Anayasanın 141,III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388’inci maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Bu maddenin III. bendi uyarınca, “İki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep” karar içeriğinde yer almalıdır. Gerekçe, kararının denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297’nci maddesinde de HUMK’un 388’inci maddesine paralel hükümler öngörülmüştür.
Mahkemece yukarıda açıklanan kanun hükümleri gözetilmeden, hükmün gerekçesinde sadece davalı banka hakkında gerekçe oluşturulması, diğer davalılar bakımından herhangi bir gerekçeye yer verilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Dosya içeriğinde bulunan Doç. Dr. ... tarafından verilen tarihsiz kök raporda iki adet çekin bankaya tahsil için verildiği, çeki tahsil cirosu ile devralan bankanın çekin karşılığının bulunmaması hâlinde arkasını (karşılıksızdır açıklaması) yazarak çeki cirantaya iade etmesi gerektiği, çekin tahsili hâlinde ise tahsil edilen bedelin cirantaya ödenmesi gerektiği, çeklerden birinin cirantaya (davacıya) iade edilmeyip Keşan İcra Müdürlüğünün 2000/3996 E. sayılı dosyasında icra takibine davalı Banka tarafından konulduğu belirtilmiştir. Aynı raporun sonuç bölümünde ise dava konusu çeklerin tahsil cirolu olmasına rağmen, pek çok kereler takas giriş, çıkış ve iptal işlemlerine konu edildiği ifade edilmiştir. Aynı bilirkişi tarafından düzenlenen 24.7.2009 tarihli ek raporda ise aynı tarihli hesap özetlerinin birbirinden farklı olduğu, davacının 11.913,14 TL bir hesap özetinde, 14.000,00 TL başka bir hesap özetinde fazladan borçlandırıldığı, bunun sebebinin mutlaka davalı bankaca açıklanması gerektiği, açıklanamadığı takdirde davacının fazladan borçlandırıldığı tutarın 25.913,14 TL olduğunun kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Öte yandan, davalı ... vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde, müvekkili Banka’nın alacağının genel kredi sözleşmesine dayandığı ve sözleşme hükümleri uyarınca yasal takip işlemleri yapıldığı ifade edilmiştir.
Menfi tespit davasında ispat yükü alacaklıya aittir. Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde alacağın dayanağını genel kredi sözleşmesi olarak belirtmiş olduğundan öncelikle davalı bankanın söz konusu genel kredi sözleşmesine göre kullandırmış olduğu kredilerden doğan alacağını ispat etmesi ve bu yöndeki kayıtlarını ibraz etmesi gerekir. Bu nedenle davalı bankanın kayıtlarını sunmaması nedeniyle ikinci heyet raporu ve ikinci ek heyet raporuna göre görüş bildirilemediği ve dolayısıyla davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar ve hukuki esaslar çerçevesinde uyuşmazlığın incelenerek, gerektiğinde konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy