MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan faktoring sözleşmesinde diğer davalıların kefil olduğunu, davalı şirketin tevdi ettiği çeklerin karşılıksız çıkması üzerine icra takibi başlatıldığını, takip sırasında davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, ödenmeyen borçlara ilişkin olarak davalılar aleyhine başlatılan icra takibine davalıların kısmi itirazda bulunduklarını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini, %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda davalının 546.465,00 TL tutarında davacıya alacak devri yaptığı, faktoring hizmetinin vadeli alacakların devredilmesi karşılığında sunulan bir finansal ve tahsilat hizmeti olduğu, davalının defter ve kayıtlarına göre 546.465,00 TL tutarında devredilen alacak kadar finansal ve tahsilat hizmetinden yararlanmış olacağı hususunun belirtildiği, davacının davasını ispat edemediği, davacının davalıdan talep edebileceği alacak miktarının 546.465,00 TL olduğu davacının takibinde kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili 617.500,00 TL. asıl alacak, 105,00 TL. ihtar masrafı, 203,70 TL. ihtiyati haciz masrafı ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 617.808,70 TL. üzerinden takip yapmış, davalı yapılan takipte 546.465,00 TL.'yi kabul edip 71.343,00 TL.'ye itiraz etmiş, ayrıca itirazında talep edilen aylık % 10 faiz oranına da itiraz ettiğini bildirmiştir.
Davacı yan açmış olduğu iş bu davada takibe itirazın iptali demek suretiyle itiraz edilen 71.343,00 TL. asıl alacağa ve faiz oranına vaki itirazın iptalini istemiştir. Bu durumda mahkemece davanın sonuçlandırılabilmesi için asıl alacak ve faiz oranı bakımından inceleme yapılması gerekir. Asıl alacak bakımından verilen red kararında bir isabetsizlik yok ise de, takipte talep edilen aylık % 10 faiz oranıyla ilgili olarak taraflar arasında akdedilen ve inkar edilmeyen 15.01.2008 tarihli faktoring sözleşmesinin 21. maddesi gözetilerek, itiraz edilmeyip davalı yanca kabul edilen miktara takip tarihinden itibaren aylık % 10 oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına hükmedilen 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy