MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine konu senet bedelinin ödendiğini belirterek müvekkilinin senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ödeme yapılmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının kardeşinin davalının yetkilisi olduğu oto kiralama şirketinden araç kiraladığı, şirket işlerini fiilen davalının eşinin yürüttüğü, araçla yapılan kaza nedeniyle meydana gelen zararın karşılanması için dava konusu senedin davalının eşine verildiği, senet bedelinin davalının eşine banka havalesiyle ödendiği, buna rağmen davalının takip başlattığı, davalı ve eşinin ceza mahkemesinde bu yönde beyanlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.671,71 TL’nin davalıdan istirdadına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu senetle ilgili ... 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/181 Esas, 2012/719 karar sayılı dosyası ile ... ve ... aleyhine bedelsiz senet kullanma suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı, sanıkların suçları sabit görülerek mahkumiyetlerine karar verildiği, sanıkların temyizi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği ve kararın henüz kesinleşmediği dosya kapsamı ile sabittir.
Davalının sanık olarak yargılandığı ceza dosyasında ikrara yönelik bir savunması bulunmadığı gibi dava dışı diğer sanığın beyanı dava dosyasında ikrar olarak değerlendirilemeyecektir.
BK.nun 53. (Türk Borçlar Kanununun 74.) maddesi “Hakim, kusur olup olmadığına yahut haksız fiilin failinin temyiz kudretine haiz bulunup bulunmadığına karar vermek için ceza hukukunun mesuliyete dair hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza mahkemesinden verilen beraat kararıyla da mukayyet değildir….” hükmünü içermektedir. Anılan hüküm kapsamında ceza davasında saptanacak maddi olgular hukuk hakimini bağlayacağından, dava konusu senetle ilgili ... 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/181 Esas 2012/719 Karar sayılı ceza davasında, davalı sanığın ikrarının bulunmadığı da gözetilerek, verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.