MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı ... arasında 01.09.2008 tarihinde “gazlı ve gazsız ürün-miktar direkt satış noktası sözleşmesi” akdedildiğini, diğer davalı ...'in de anılan sözleşmeye ek olarak akdedilen müşterek borçlu ve müteselsil kefalet sözleşmesini imzaladığını, müvekkili şirketin sözleşmenin tüm hükümlerine riayet ettiğini ve pazarlama faaliyetlerinde katkı payı olarak kararlaştırılan 28.000-TL'yi fatura karşılığında davalı ...'a ödediğini, ancak davalının kendi üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, zira müvekkiline bildirimde bulunmadan sözleşmeye aykırı şekilde faaliyetine son verdiğini, davalının haksız tutumu nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi 07.12.2009 tarihinde feshettiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik pazarlama faaliyetlerine katkı payı olarak davalı tarafa fatura karşılığında ödenen 28.000-TL tutarındaki bedelin 5.000-TL'lik kısmı ile davalıların sözleşmeyi ihlal etmesinden doğan 28.000-TL cezai şart alacağının 5.000-TL tutarındaki kısmının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.10.2011 tarihli dilekçesi ile, 5.000-TL'lik katkı payı alacağı taleplerinin ıslah edilerek 28.000-TL'ye çıkartıldığını bildirmiştir.
Davalılara duruşma gününü bildirir açıklamalı dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, ancak davalılar herhangi bir yanıt vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalı ... ile davacı şirket arasında 01/09/2008 tarihinde yapılan sözleşmede 9.000 adet ürün satışı yapılacağı ve sözleşmede herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın bu satış miktarının tamamlanması ile birlikte sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğinin kararlaştırıldığı, davalı ...'ın 9.000 adetlik satış kotasını doldurmadan iş yerini kapatmak suretiyle faaliyetine son vermesi nedeni ile davacının, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere 11.645-TL katkı payı ve yine sözleşmenin 9. maddesi uyarınca talep etmiş olduğu 5.000-TL cezai şart alacağına hak kazandığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalı ... yönünden ise kefalet sözleşmesinde kefaletin hangi dönemi ve hangi sözleşmeyi kapsadığının belirlenmemiş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin özel hükümler bölümünün 1'inci paragrafında "Şirket, İşletmeci'nin Satış Noktası'nda şirket ürünlerinin etkin bir şekilde satışını sağlamak amacıyla yapacağı her türlü pazarlama faaliyetlerine katkıda bulunmak için ve bir defaya mahsus olmak üzere ona fatura mukabilinde (KDV dahil) 28.000,00 YTL (yalnız yirmisekizbin Yeni Türk Lirası) ödeyecektir. Ancak İşletmeci, sözleşmenin işbu sözleşme'de öngörülen yükümlülüklerine aykırı davranması neticesinde süresinden önce sona ermesine sebebiyet vermesi üzerine, bu meblağın tamamını KDV'si ile birlikte Şirket'e derhal iade edecektir." hükmüne yer verilmiştir. Mahkemece belirtilen sözleşme hükmü gözetilmeksizin katkı payı olarak kararlaştırılan bedelden indirim yapılması doğru olmadığı gibi davalı kefilin davacı ile ... arasındaki sözleşmenin kefili
olduğu, bu sözleşme içeriğinde 50.000,00 TL sözleşme limiti de yazılı olup kefaletin geçerli olduğu gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy