MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkilinin, ... Büyükşehir Belediyesinin ...'daki tüm kapı ve numaralarını ve sokak işaret levhalarını değiştirmek amacıyla yaptığı ihaleyi kazandığını, malzemeyi davalı şirketten aldığını, bu malzemelerin işlenmek suretiyle kapılara çakılma işleminin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, ancak bazı malzemelerin deforme olması üzerine, belediye tarafından yenileri ile değiştirilmesinin istendiğini, müvekkilinin isteği üzerine ayıplı malzemelerin bir kısmının davalı tarafından karşılandığını, ancak geri kalan kısmının karşılanmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere ayıplı malzeme nedeniyle uğranılan zararın şimdilik 10.000-TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili tarafından davacıya satılan malzemelerin ayıplı olmadığını, ayıplı olduğu kabul edilse bile, TTK.'nın 25. maddesi uyarınca süresinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığını, malzemelerin tesliminden çok uzun bir süre sonra ileri sürülen bu iddianın aslında davacının malzemeyi işlemesinden kaynaklandığını, müvekkilinin yasal olarak sorumlu olmamasına rağmen, müşteri memnuniyetini sağlamak ve bakiye alacağını tahsil etmek amacıyla malzemenin büyük bir kısmını yeniden yaparak davacıya gönderdiğini, halen davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında, mavi eloksallı levha alım satımı konusunda bir ticari ilişki bulunduğu, dava dışı belediye ile davacı arasındaki hizmet alımı teknik şartnamesinde bu levhaların 10 yıllık dayanımlı olması şartının yer aldığı, ayrıca yine sözleşmede, levhaların bakım ve onarımı için asgari 5 yıllık garanti verildiği, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığı gibi, malzemelerin niteliği ve dayanıklılık süresinin de belirlenmediği, alüminyum üzerindeki eloksal boyanın 15-25 mikron arası kalınlıkta olması durumunda 3 yıl, 25 mikron üzeri kalınlıkta olması durumunda 5 yıllık dayanıklılık sağlayacağı, dava konusu malzemelerin kalınlığının ise 7 mikron olarak ölçüldüğü, buna göre malzemelerin 5 yıllık dayanıklılık süresi nazara alındığında gizli ayıplı olduğunun kabulü gerektiği, davalı tarafça, süresinde yapılan bir ayıp ihbarının olmadığı ileri sürülmüş ise de, davalının bu durumdan haberdar olup bir kısım malzemeyi yenilediği anlaşıldığından, bu savunmaya itibar edilmediği, sokak levhalarının solması nedeniyle şartname koşullarını sağlayan 40.000 levhanın davacıya yeniden yaptırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu yeterli incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli değidir.
Davalı vekili bilirkişi heyeti raporuna gerekçelerini de göstermek suretiyle ayrıntılı olarak itiraz etmiş, ancak bu itirazlar mahkemece değerlendirilmemiştir.
Dosyada iki ayrı bilirkişi heyeti raporu bulunmaktadır. İlk raporu düzenleyen bilirkişiler 2'nci heyette de yer almış ve bunların yanına bir de kimyager bilirkişi alınmak suretiyle hükme esas alınan 2'nci rapor, “ek rapor adı altında” düzenlenmiştir. İki rapor arasında sonuç itibariyle farklılık bulunmaktadır. Bu durumda ek rapor adı altındaki 2'nci rapora katılan kimyager dışındaki bilirkişiler yönünden kök ve ek raporda farklı görüşlere yer verilmiştir. Bu şekildeki bir inceleme sonucu düzenlenen yetersiz rapor hükme esas alınamaz.
O halde mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetinden iddia ve savunma çerçevesinde itirazlar da değerlendirilecek biçimde ve özellikle davalının değiştirmeyi kabul ettikleri dışındaki mallar yönünden ayıplı olup olmadıkları da araştırılıp ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy