MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili; müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, icra takibine dayanak bononun düzenleyicisinin müvekkillerinden ... Çelik Kapı İmalat Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti., lehdarının ise ... olduğunu, senedin daha sonra ...'ün cirosu ile ...'a devredildiğini, icra takibinde alacaklı görünen ...'in yetkili hamil olarak herhangi bir cirosunun bulunmadığını, ayrıca senedin protesto edilmediğini, davalı alacaklının yetkili hamil olmaması nedeniyle takip hakkı bulunmadığı gibi senet protesto edilmediği için ... ve ... aleyhine takip yapılamayacağını, ayrıca müvekkillerinin takibe dayanak bonodan kaynaklanan herhangi bir borçlarının bulunmadığını belirterek takip konusu senet nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin bonoyu elinde bulunduran kimse olması nedeniyle son ciro beyaz ciro olsa dahi yetkili hamil sayıldığını, söz konusu bononun taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıların borçlarına karşı alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraf ticari defterlerine göre davacı şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı şirketin davalıya 43.108,54 TL borçlu olduğu gerekçesiyle bu davacı yönünden davanın kısmen kabulüne, 43.108,54 TL asıl alacak, 19.057,52 TL işlemiş faiz toplamı 62.166,06 TL borçlu olduğunun tespiti ile, takibin bu miktar için asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 19 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, diğer gerçek kişi davacıların ciranta olması ve kendilerine ödememe protestosu keşide edilmemesi nedeniyle bu davacılar yönünden davanın kabulü ile takip konusu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinin sonuç ve istem bölümünde “takibe konu bonodan kaynaklı borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline” denmiştir.
Dava konusu icra takibinde 60.000,00 TL asıl alacak, 25.893,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 85.893,33 TL talep edildiğine ve dava dilekçesinde de takibin iptali istendiğine göre takip talebindeki toplam alacağın müddeabih olarak kabulü gerekir. Oysa dava dilekçesinde harca esas değer 60.000,00 TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden peşin harç alınarak yargılama yapılmıştır. Bu durumda herşeyden önce dava değeri olan 85.893,33 TL üzerinden hesaplanacak eksik peşin harcın tamamlatılması yönünde davacıya mehil verilip harç tamamlandıktan sonra yargılamaya devam edilmesi gerekirken Harçlar Kanununun 32. maddesi gözetilmeden yargılamaya devam edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan davada üç davacı olmasına rağmen karar başlığında sadece bir davacının isminin yazılması ve davacılar ... ve ... ile ilgili karar gerekçesinde davanın kabulü gerektiğinden söz edildiği halde hüküm kısmında kısmen kabul kararı verilmesi, davacı şirket yönünden ise menfi tespit yerine olumlu tespite hükmedilmiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.