MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı talebin reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati hacizi isteyen vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
İhtiyati haciz isteyen vekili, temlik aldığı alacağa ilişkin olarak faturalar, seçili irsaliyeleri, ödenmeyen çekler ve hesap mutabakatına istinaden ihtiyati haciz isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, faturalardan kaynaklanan alacak bakımından talebin yargılamayı gerektirmesi sebebiyle muacceliyet şartı oluşmadığından talebin reddine karar verilmiş, kararı ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 258,I hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir (HMK m.200). Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2’nci maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukukî himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukukî himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İcra ve İflâs Kanunu'nun 264’üncü maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır. Ayrıca, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için “alacağın yargılamayı gerektirmemesi” şeklinde bir koşul kanunda öngörülmemiştir. Aksine, ihtiyati hacze konu her alacağın, kural olarak İİK’nın 264’üncü maddesi kapsamında “yargılamayı gerektirmesi” olasılığı, kanunda açıkça kabul edilmektedir. Bu nedenle ihtiyati haciz isteminin “talebin yargılamayı gerektirdiği” gerekçesiyle reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ancak ihtiyati haciz isteyen vekili temlik alınan alacağı müvekkiline devreden ... Şirketinden alacaklı olduğunu dair delilleri ibraz etmiş ise de devralınan alacağın mevcudiyetine ve dolayısıyla hakkında ihtiyati haciz talep edilen ... Boyama ve Örme A.Ş’nin borçlu olduğuna ilişkin delil ibraz etmemiş olduğundan, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğru olup, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK’un 438’inci maddesinin son fıkrası uyarınca gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle kararın gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.