MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıyı tanımadığını, taraflar arasında herhangi bir borçlandırıcı işlemin gerçekleşmediğini, icra takibine konu senedi müvekkilinin damadının davalı şirketten almış olduğu borç para karşılığında teminat amaçlı olarak verildiğini ileri sürerek müvekkilinin takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, senedin ve takibin iptaline, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddiasını yazılı delille ispatla yükümlü olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile müvekkili lehine tazminata karar verilmesini istemiştir. ,
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; senede karşı her türlü iddianın senedin değeri de gözetildiğinde HMK'nun 200. maddesi gereğince senetle ispatı gerektiği, davacının iddia ettiği üzere dava konusu senedin dava dışı davacının damadı olan ... ile davalı şirket arasındaki uyuşmazlık nedeniyle ve nakit olarak daha düşük bir bedel verilmesi karşılığında teminat olarak düzenlendiği veya senet karşılığı herhangi bir mal veya fatura düzenlenmediğine ilişkin iddiaların yazılı delille ispatı gerektiği, tanıkla ispatın mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.