MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, davalı tarafından müvekkilleri aleyhine kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle Fethiye 2. İcra Müdürlüğü'nün 1999/797 -1999/1662 -1999/352 -1999/42 E. sayılı dosyaları ile icra takibi yapıldığını, müvekkillerinin davalı bankaya icra takip dosyalarında belirtilen oranlarda borcunun bulunmadığını belirterek davalının ticari defterleri üzerinde yapılacak inceleme sonunda tespit olunacak miktarda borçlu olduklarını, bu miktarı aşan oranda takip dosyaları ile borçlu olmadıklarının tespitine, borçlu olmadıkları miktar üzerinden %40 dan az olmayan tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 01/04/2004 havale tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle müvekillerinin 148.572,22 TL borçlu olduğunun belirlendiğini, bu borcu kabul etmediklerini ve dava değerinin raporda belirtilen 148.572,22 TL olduğunu ifade etmiş ve eksik harcı ikmal etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre davanın 148.572,22 TL miktar üzerinden borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu, yargılama sürecinde davacılar ile davalı arasında 34.000,00 TL üzerinde anlaşma sağlandığı ve davanın konusuz kaldığı, vekalet ücreti yönünden davalı yanca davaya devam edildiği, davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunun tespit edilmesi gerektiği, davacıların 148.572,22 TL'den borçlu olmadıklarının tespiti için açtıkları davada 34.000,00 TL borçlu oldukları, davacı yanın haksız olduğu ve davalı vekili için takdir edilecek vekalet ücreti konusunda esas alınacak miktarın 34.000,00 TL olduğu gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından katılma yoluyla temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili 03/09/2012 tarihli dilekçesinde davalı ile müvekkilleri arasında asıl borç miktarı 30.000,00 TL, 4.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere anlaşmaya varıldığını, 5 adet makbuz karşılığında 34.000,00 TL ödendiğini, takiplerin sona erdirilip, hacizlerin kaldırılıp, ipoteğin fek edildiğini, davanın taraflarının bu dosya bakımından da karşılıklı olarak birbirlerinden masraf ve vekalet ücreti talep etmeyecekleri noktasında anlaştıklarını beyan etmiş ve dosya içerisine toplam muhtelif tarih ve miktarlarda 30.000,00 TL tutarlı dekontları ve 27/06/2012 tarihinde 4.000,00 TL avukat vekalet ücreti açıklamalı dekontu ibraz etmiştir. Davalı vekili 06/09/2012 tarihli celsede "Vermiş oldukları beyan dilekçesi feragat dilekçesi yada başka bir dilekçe olup olmadığı belli değildir, masraflar yönünden biz davayı takip ediyoruz, dosyanın bulunduğu safahatı itibariyle deliller toplanmıştır karar aşamasına gelmiştir, nisbi oran açısından vekalet ücreti verilmesini talep ediyoruz" demiştir. Bu durumda davacılar tarafından davalıya yapılan ödemelerin 30.000,00 TL'sinin alacak için avukat vekalet ücreti açıklamalı dekont uyarınca 4.000,00 TL'sinin ise vekalet ücretine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Kaldı ki davalı banka vekili 12/09/2012 tarihli dilekçesinde dava değerinin 148.572,22 TL olduğunu, davacıların davayı kaybedeceklerini anlamaları ve bilirkişi raporlarının aleyhe gelmesi karşısında müvekkili ile görüştüğünü, müvekkili tarafından da uzun süreden beri tahsil edilmeyen alacaktan önemli bir indirim yapıldığını, müvekkili bankanın hukuk servisinden gelen yazı uyarınca davacının bu davasından feragat etmesi koşulu ile takiplerin durdurulması talimatı verildiğini, davacının anlaşma ile belirlenen rakamı ödediğini beyan etmekle borçlu olduğunu kabul etmiş ve davayı açmakta haksız olduğunu kabul etmiş sayılacağını ifade etmiştir. Son celse olan 13/09/2012 tarihli celsede davacı ... "Biz bu borcun tamamını ödedik, avukatlık ücretini de ödedik, gerekirse hiç bir borcu yoktur kağıdı da getirebiliriz, ipotekleri kaldırdık, gerekirse tarafımıza süre verilsin", davacı ... ise "Biz borcumuzu ödedik avukatlık ücretini de ödedik, karşı tarafla Emlak Bankası Genel Müdürlüğü ile görüştük, kısa bir süre verilsin avukatlık ücreti ve diğer borçları yoktur diye belgeyi getirelim" demiştir. Mahkemece bu beyanlarda geçen belgeler dosyaya celp edilip yukarıdaki açıklamalar gözetilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı yanın temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy