MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı aleyhine karşılıksız çeke ve faturaya istinaden Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2010/2070 E. sayılı dosyası ile ilamsız takip yoluyla başlatılan takibin davalının itirazı ile durduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığını, öte yandan müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddi ile müvekkili lehine %40'dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre davacının faturaya dayalı alacağını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, takip konusu yapılan zamanaşımına uğrayan çek yönünden davalı keşidecinin T.T.K. 644. maddesi gereğince sebepsiz zenginleşmediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren uygulanacak % 9 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda yasal faiz ve takip giderleri ile birlikte tahsile imkan verecek tarzda davalının Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2010/2070 E. sayılı takip dosyasına itirazının iptali ile takibin bu miktarlar yönünden devamına, asıl alacağın %40'ına tekabül eden 4.000,00 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
21/09/2010 tarihli celseye davalı vekili olarak katılan Av. ... "Beyan ve kanıt dilekçemizi yineliyoruz, davanın reddine karar verilmesini istiyoruz, biz dava konusu alacağın ödendiğini, bu şekilde borcun bittiğini savunuyoruz, ancak ödemenin banka havalesi yoluyla mı yoksa başka şekilde mi yapıldığı konusunda kesin bir bilgimiz yoktur, müvekkil ile görüştükten sonra bu konuda beyanda bulunalım, bilirkişi incelemesi yapılması halinde müvekkilin kayıtlarının Konya'da olması nedeniyle incelemenin de müvekkil adresinde yapılmasını istiyoruz" demiş, ertelenen daha sonraki 28/12/2010 tarihli celseye davalı vekili olarak katılan A. ... ise "Biz son verdiğimiz dilekçemizi yineliyoruz, 21/09/2010 tarihli duruşmaya katılan avukat arkadaşım başka bir dosya ile karıştırdığı için borcun ödendiği şeklinde bir savunma ileri sürmüştür, oysa biz icra takibine yaptığımız itirazda borç olmadığını belirtmiştik, ancak bundan kastımız borcun ödendiği değildir. Biz çekin zamanaşımına uğramış bir çek olduğunu, bu nedenle ilamsız takip yapıldığını ve bu sebeple de bu çekten dolayı davacı tarafa borcumuz olmadığını söylüyoruz, taraflar cari hesap usulünde çalışmaktadır, çek düzenlendikten sonra bankaya ibraz edilmemiş, fakat arada alacak borç ilişkisi devam etmiş, bir takım ödemeler de yapılmıştır, defterler incelendiğinde alacak borç ilişkisi ortaya çıkacaktır, biz aradaki akdi ilişkiyi inkar etmiyoruz, müvekkilin defter ve kayıtları Konyadadır. Müvekkilin adresi de dava dilekçesinde belirtilen adrestir. Defterleri talimat mahkemesine sunacağız" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekilinin yukarıda açıklanan beyanları gözetildiğinde takip konusu faturalarla ilgili açılan itirazın iptali davasında kural olarak ödeme savunmasında bulunan taraf ödeme yaptığını ispat ile yükümlüdür. Mahkemece, davalı vekilinin bu beyanları üzerinde durularak ispat külfeti tayin edilip, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan bu yön üzerinde durulmadan ve karar yerinde tartışılmadan ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının sair, davalının ise tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy