MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Tasfiye ve Yönetim Kurulu Üyelerinden ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ile sınırlı olmak üzere 25.000 TL miktarında banka teminat mektubunun davalıya verildiğini, müvekkilinin ticari faaliyetini sona erdirerek bayilik yapmaktan vazgeçmesi üzerine elindeki malları davalıya iade ettiğini, bayilik ilişkisinden dolayı borcu bulunmamasına rağmen davalının elinde bulunan 6.000 TL bedelli çeke dayalı olarak icra takibine girişip teminat mektubunu haksız olarak paraya çevirdiğini ileri sürerek 25.000 TL’lık teminat mektubu bedelinin tazmin edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat mektubunun çek nedeniyle nakde çevrilmediğini, davacının Ordu bayisi ... Motorlu Araçlar-...’ın 50.000 TL’ye kadar olan borcuna karşılık kefaletname verdiğini, ...’ın borcunu ödememesi nedeniyle teminat mektubunun nakde çevrilerek ...’ın borcundan mahsup edildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece 22/04/2009 Tarih ve 2007/407 Esas ve 2009/102 Sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 04.05.2010 tarih ve 2009/8539-2010/5432 Esas ve karar sayılı ilamı ile, teminat mektubunun davalı ile davacı arasındaki “Bayilik Teminatı” işi nedeniyle verildiği, taraflar arasındaki ticari ilişki için sınırlı olarak verilen teminat mektubunun davacının kefil olduğu 3.kişinin davalı şirkete olan borçlarından dolayı tazmin edilmesinin ve davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı üzerine mahkemece toplanan delilere göre, teminat mektubunun davalı ile davacı arasındaki bayilik teminatı işi nedeniyle verildiği, taraflar arasındaki ticari ilişki için sınırlı olarak verilen teminat mektubunun davacının kefil olduğu dava dışı ...'ın davalı şirkete olan borçlarından dolayı tazmin edilmesinin mümkün olmadığı, davalı şirket tarafından söz konusu teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, teminat mektubu bedelinin tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı şirketin tasfiye kurulu üyeleri ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı şirketin 02/07/2009 tarihinde tasfiye nedeniyle ticaret sicilden kaydının silindiği, Dairemizin 04/05/2010 tarihli bozma ilamı üzerine mahkemenin davalı şirketin ihyası için davacıya süre verdiği, şirketin yeniden ihyasına karar verilip bu kararın kesinleştiği ve yeniden sicil kaydının oluşturulduğu anlaşılmaktadır.Davalı şirketin tüzel kişiliği sona erdiği aşamada vekalet ilişkisi sona ereceğinden ihya kararından sonra davalı şirketin temsilcisine tebligat çıkarılmadan yargılamaya devam edilip karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanmasına neden olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.