MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkil banka ile davalı şirket arasında akdedilen genel ticari kredi sözleşmesinin diğer davalı tarafından müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, borcun ödenmemesi üzerine rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, ancak bu takipten bir sonuç alınamaması üzerine başlatılan genel haciz yoluyla takibin davalıların haksız itirazları ile durduğunu belirterek itirazların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili; müvekkil şirketçe kullanılan kredi borcunun tamamının ödendiğini, müvekkilinin limit artırım talebi olmadığını, limit artırım formundaki ve bir ödeme dekontundaki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; genel kredi sözleşmesindeki imzaların davalıların eli ürünü olduğunun tespit edildiği, hesap kat tarihinden sonra takibe konu borca mahsuben bir kısım ödemelerin yapıldığı,takip tarihi itibariyle toplam borcun 64.359,14 TL olduğu, İİK nun 45. maddesi uyarınca rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnız rehinin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceği, ancak davacı banka alacağının rehin tutarının altında olduğu, dolayısıyla asıl borçlu davalı şirket hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış bir takip varken genel haciz yoluyla takip yapılamayacağı, kefil olan diğer davalının ise borcun tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın reddine, diğer davalı hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy