MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkili ile davadışı ... arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davalının müşterek borçu müteselsil kefil olarak yer aldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; genel kredi sözleşmesindeki imzaların müvekkilinin yetkilisine ait olmadığını bildirerek davanın reddini, %40 tazminlata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece; alınan adli tıp raporu ile sözleşmedeki imzanın davalı şirketin sözleşme tarihindeki yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği, davacı banka olup imzaların ancak adli tıp incelemesi sonunda davalı yetkililerine ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminlat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince, takip ve dava konusu 05.03.2004 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde dava dışı ... kredi lehtarı, davalı ise müşterek borçlu müteselsil kefil olup bu sözleşmenin alacaklı olan davacı banka önünde düzenlendiğinin kabulü gerekmektedir. Bir başka deyişle, davacı banka takip ve dava konusu Genel Kredi Sözleşmesindeki kefil imzasının davalının sözleşme tarihindeki yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır.
Yargılama sırasında alınan adli tıp raporu ile Genel Kredi Sözleşmesindeki kefil imzasının, sözleşme tarihindeki davalı yetkilisinin eli ürünü olmadığı anlaşılmış olup mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Hal böyle olunca mahkemece, davacı alacaklının, takip konusu Genel Kredi Sözleşmesindeki kefil imzasının davalı yetkilisine ait olmadığını bilerek, kötüniyetli olarak davalı aleyhine icra takibi başlattığının kabulü ile, davalı yararına İİK.nun 67. maddesi uyarınca % 40 tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu talebin reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.