MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki birleşen Araç bedeli alacağı-maddi manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılardan ... Otomotiv AŞ. vekili ile süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl davada, davacı vekili, müvekkilinin davalı bayii ... Otomotiv Şirketi' nden 28.11.2008 tarihinde satın aldığı diğer davalı şirket tarafından ithal edilen aracı 20.01.2009' dan itibaren 9 ayda toplam 8 defa servise götürdüğünü, bu nedenle aracın ayıplı olmasından doğan tazminat talep hakkı saklı kalmak kaydıyla araç bedelinin, aracın satın alındığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, aracın ticari amaçlı kullanılamaması nedeniyle uğranılan maddi zararına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL, taksi ve yol ücreti zararına karşılık 500-TL, motorlu taşıtlar vergisi ödenmesine karşılık 1.500-TL maddi tazminat ile müvekkilinin uğradığı saygınlık ve güven kaybı dolayısıyla 5.000-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve araçta üretimden kaynaklanan herhangi bir ayıp olmadığını, yetkili servis tarafından davacının şikayetlerinin giderildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, araçta oluşan zararın üretimden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde bulunduğu, aracın yetkili servisçe incelenip onarılmasına rağmen arızanın giderilemediği, bu nedenle davacının araç bedelini iadesini istemekte haklı olduğu, aracın halen davacıda bulunması nedeni ile davalılara tesliminden itibaren faiz isteyebileceği, serviste bulunduğu kısa süreler dışında davacı yanca kullanıldığı, bu sürede davacının taşıt vergilerinden de sorumlu olduğu, bu nedenle davacının birleşen dava ile talep ettiği tazminat istemlerindeki zararlarını ve manevi tazminat istemine ilişkin davasını ispat edemediği belirtilerek, asıl davanın kısmen kabulü ile, 18.186,75-TL araç bedelinin araç tesliminden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı .... Vekili hükmü katılma yoluyla temyiz etmiş ise de, karşı tarafın temyiz dilekçesi davalıya 30.05.2013 tarihinde tebliğ edildiği halde, katılma yoluyla temyiz dilekçesinin 14.06.2013 tarihinde verildiği ve 10 günlük sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığından davalının temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy