MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, takip alacaklısı davalının dava dışı takip borçlularından olan alacağı nedeniyle müvekkiline göndermiş olduğu haciz ihbarnameleri nedeniyle İİK'nın 89. maddesi gereği borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın İİK'nın 89/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürede açılmadığından bahisle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davalının pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemiz Bozma ilamında; “...Davacı İİK' nun 89. maddesi uyarınca çıkartılan 3. haciz bildiriminden sonra menfi tespit davası açmıştır. İİK' nun 89. maddesi uyarınca açılacak menfi tespit davasının üçüncü haciz bildiriminin tebliğinden itibaren 15 gün içinde açılması ve dava açıldığının 20 gün içinde icra dairesine bildirilmesi gerekir. Menfi tespit davasının haciz ihbarnamesi gönderilen 3. kişi tarafından takip alacaklısı aleyhine açılması gerekir. Davacı da anılan hükme uygun olarak takip alacaklısına husumet yöneltmişse de davayı yasada öngörülen sürede açmamıştır. Mahkemece, davanın süreden reddi gerekirken olaya uygun düşmeyen gerekçe ile husumetten reddi isabetsizdir.” denmektedir.
Mahkemece Dairemiz Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; açılan davanın İİK.89. maddesi uyarınca çıkartılan 3. haciz bildiriminden sonra menfi tespit davası olup, davanın bildirimin tebliğinden itibaren 15 gün içinde açılması gerektiği, davacıya 3.haciz bildiriminin 09/12/2009 tarihinde tebliğ edilmiş olup davanın 18/01/2010 tarihinde açılmış olduğu ve süresinde açılmadığı gerekçesiyle açılan davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz istemi nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir. Dava reddedildiği halde kendisini yargılamada vekil ile temsil ettiren davalı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm ,davalı vekilinin (2) no'lu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,11.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy