MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 05.02.1999 tarihli bayilik sözleşmesi uyarınca davalının 22.518,24-TL' lik alacağının olduğunu, davalı ile birçok kez şifahen görüşülmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini, sözkonusu borcun ödenmesi için davalıya 08.10.2009 tarihli ihtarnamenin gönderildiğini, buna rağmen borç ödenmediğinden davalı hakkında İstanbul 1. İcra Müdürlüğü' nün 2009/40022 sayılı dosyasından icra takibi yaptıklarını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %40'ı kadar icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle davanın BK 125. madde uyarınca zamanaşımına uğradığı, davacı ile 5 yıllık bir sözleşme yaptıklarını, sözleşmenin bir nüshasının kendisine gönderilmediğini, müvekkilinin davacıya sözleşmenin süresinin dolduğuna ve sona erdiğine dair 30.01.2004 tarihli ihtarı gönderdiğini, aralarındaki ek sözleşme gereğince davacının ödemesi gereken primleri ödemediği gibi ücretsiz yapılması gereken tüp, detantör değişimlerini de faturaya yansıttığını, bu nedenlerle müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında ticari ilişki olup faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin vade farkı uygulanacağına dair taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığı gibi, böyle bir uygulamaya teamül olacak şekilde bir bilgiye de rastlanmadığından davacının vade farkından kaynaklanan alacağa dair davasının reddine ve davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle "faturaya dayalı alacaklar yönünden" vade farkı ödeneceğine ilişkin taraflar arasındaki sözleşmede hüküm bulunmamasına, vade farkı dışındaki talepler kapsamındaki mal bedeline ilişkin alacağın ise usulen kanıtlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy