MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit - istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aldığı borç karşılığında toplam 250.000 TL. tutarında 3 adet bono verdiğini, tefeci olan davalıya müvekkili ve müvekkili adına dava dışı ... tarafından 209.000 TL. nakit, yine iki adet 230.000 TL. bedelli daire devir edildiğini, davalının tüm bu ödemelere karşılık bonoları iade etmediğini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı ile aralarındaki ilişkinin uzun süreli olduğunu ve tefecilik ile ilgili olmadığını arkadaşı olması nedeniyle zaman zaman borç verdiğini, yapılan ödemelerin dava konusu bonolardan önceki tarihlerde alınan borca karşılık olduğunu taşınmazları ise bedelini ödeyerek satın aldıklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazların resmi satış senedinde bedelin peşin ödendiği, kaydı bulunduğu, 3. kişi tarafından yapılan ödemelerde ise davacının borcuna yönelik olduğuna dair bir ibare bulunmadığı ancak 65.000 TL. ödemenin bir başka alacağa ilişkin olduğunun davalı yanca kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Hükmüne direnilen Dairemiz Bozma ilamında; 1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, davacının taşınmaz devri ile dava dışı ...’un yaptığı ödemelerin borcuna karşılık olduğunu kanıtlayamamış olduğundan tüm temyiz itirazlarının reddi, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Dava konusu bonolar 01.01.2008 tanzim tarihlidir. Bu tarihten önceki ödemelerin anılan bonolara yönelik olarak yapıldığı kabul edilemez. Mahkemece bu yön gözetilerek bilirkişiden davalının itirazı doğrultusunda ek rapor alınarak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA,” denmektedir.
Yerel Mahkemece hükme esas alınan 18.01.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitle; davacı/borçlunun, davalı/alacaklıya, 15.02.2008; 13.03.2008; 26.03.2008; 01.05.2008 ve 23.05.2008 tarihlerinde toplam 69.000,00 TL ödeme yaptığı belirlenmiş ve mahkemece bu ödemelerle sınırlı olmak üzere davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği belirtilerek önceki hükümde direnilmiş, bu kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Yerel Mahkemenin direnme kararını temyizen inceleyen Hukuk Genel Kurulu 10.04.2013 tarihli ve 2012/19-1224 E.-2013/470 K. sy. Kararında özetle; “..davacı tarafından değişik tarihlerde yapılan ödemelerden sadece bonoların tanzim tarihinden sonrasına ilişkin bölümü yerel mahkemece dikkate alınarak menfi tespit hükmü kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. O halde, Özel Daire bozma ilamında dikkate alınması gerektiği belirtilen ödeme tarihi ile yerel mahkemece esas alınan ödeme tarihleri aynı olduğundan bu yöne ilişkin direnme kararı yerindedir.
Ne var ki, ödemelerin miktarına yönelik diğer temyiz itirazları Özel Daire’since incelenmediğinden, dosyanın bu yönde inceleme yapılmak üzere Özel Daire’ye gönderilmesi gereklidir.” denmektedir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı tarafça 15.02.2008; 13.03.2008; 26.03.2008; 01.05.2008 ve 23.05.2008 tarihlerinde toplam 69.000,00 TL bedelli yapılan posta havalelerinin dava konusu 3 adet bononun düzenleme tarihi 01.01.2008 tarihinden sonraki tarihlere ilişkin olduğu gözetildiğinde bu ödemelerin dava konusu senetlere yönelik olduğunun kabulü ile Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 25.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy