MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/10130 E. sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi yapıldığını, ancak takip yapan davalının yetkili hamil olmadığını, zira takibe dayanak çekin bankaya ibrazından sonra araya ciro yapılmak suretiyle hamil sıfatının kazanıldığını, bu cironun alacağın temliki olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek müvekkilinin Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/10130 E. sayılı dosyasında takibe konu edilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, çekin ve takibin iptaline, müvekkili lehine %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, ayrıca icra tehditi altında ödenen 1.210,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, müvekkilinin çekin bankaya ibrazı anında çekte cirosunun bulunmaması nedeniyle çekin kambiyo sendi vasfına haiz olmadığı yönündeki iddiasının hukuka aykırı olduğunu, tedavülden sonraki ciroların alacağın temliki hükmünde olduğu bildirilerek davanın reddi ile müvekkili lehine %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre, çeki bankaya ibraz eden ... ile davalı arasında çekten doğan hakların devri için temlikname yapılmış ise de anılan temliknamenin davaya konu çeke eklenmediği, takip talebinde de sözkonusu temlikten hiç bahsedilmediği, davalının yetkili hamil olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün 2009/10130 E. sayılı takip dosyası üzerinden yürütülen icra takibinin iptaline, davaya konu çekin iptaline yönelik istemin reddine, davacı tarafca borca mahsuben ödenen 1.210,00 TL paranın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,reeskont faizine yönelik ve kötüniyet tazminatına yönelik istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nın 76 ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HUMK'nun 33. maddesi uyarınca hakim, Türk Hukukunu re'sen uygular. Buna göre bir davada, olayların açıklanması taraflara hukuki nitelendirmesi hakime aittir.
Davacı tarafından takibin ve çekin iptali talebi ile dava açılmış ise de mahkemece davacının talebinin menfi tespit davası olarak algılanıp, sadece takip hukuku ile bağlı kalmadan işin esasına girilerek, dava konusu çek ve temlik sözleşmesi ile tarafların bu çerçevede dosyaya sunmuş oldukları diğer deliller üzerinde inceleme ve araştırma yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy