MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili kısıtlı ... aleyhine davalı tarafından bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin sözkonusu bononun tanzim tarihinden önce ve sonra temyiz kudretinin bulunmaması nedeniyle bu bononun geçersiz olduğunu belirterek, müvekkilinin icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti ile alacak miktarının %40'ından az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... hakkında Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini belirtmiş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davaya konu senedin tanzim tarihinde ...'ın fiil ehliyetine haiz olmadığının Adli Tıp Kurumu'nun 30.07.2012 tarihli raporunda belirtildiği, davalının muris ...'ın fiil ehliyetine sahip olup olmadığını bilemeyeceğinden kötü niyetli olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; Salihli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2009/3127 esas sayılı takip dosyasında davacılar murisi ...'ın borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı taktirine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, dahili davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 16.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.