MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 09/03/2011 tarih 2010/8193 E. 2011/3049 K. sayılı kararı ile "...Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş 10.02.2009 tarihli raporda belirtildiği şekilde İstanbul Polis Laboratuvarından 3 kişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir."gerekçesiyle hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında dava konusu 17/08/2011 keşide 10/11/2003 ödeme tarihli 75.000 Mark bedelli bono altındaki keşideci imzasının ...'ya ait olduğu, ancak davalıların imza itirazlarının yanında muvazaa iddiasında da bulundukları, dinlenen tanık beyanlarından ...'nın ikinci evliliğinden olan eş ve çocuklarını mirasında ön plana çıkarmak için girişimlerde bulunduğu, bu yönde açılmış ve devam eden davalar bulunduğu, davacının da murisin ikinci eşinin kardeşi olduğu, murisin düzenleme tarihi 2001 olan dava konusu senetteki borcu almasını gerektirir bir durumunun olmadığı, ayrıca davacının ekonomik durumuna yönelik tanık beyanları da gözönüne alındığında dava konusu yapılan senedin muvazaalı olarak düzenlediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporları ile dava konusu alacak istemine dayanak bonodaki imzaların davalılar murisine ait olduğu açıklık kazanmıştır. Hal böyle olunca alacağın kambiyo senedine dayalı olduğu ve bu halde uyuşmazlığın kambiyo hukuku çerçevesinde çözümlenmesi gerekirken mahkemece bu yön gözardı edilerek davalı yanca sanki muvazaaya dayalı olarak açılmış karşı veya birleştirilen bir dava var gibi yargılama yapılıp karar verilmesi doğru değildir. Yapılacak iş hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda alınan raporlarla imzanın davalılar murisine ait olduğunun saptanması karşısında muvazaa savunmasına girilmeksizin bir karar verilmekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy