MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı bankanın davacı aleyhine kredi sözleşmesine dayanarak icra takibi yaptığını, davacının 2004 yılında nüfus cüzdanını kaybettiğini, kaybedilen nüfus cüzdanındaki resim değiştirilmek suretiyle davacı adına kredi başvuruları yapıldığını, icra takibine dayanak sözleşmeyi davacının imzalamadığını belirterek davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili olduğunu, davacının imzasını taşıyan ilgili belgeler alındıktan sonra sözleşmenin imzalandığını, imzanın davacıya ait olmaması halinde davalı bankanın yanıltılması durumunun söz konusu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre sözleşme altında davacıya atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın takibinde kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket temsilcisinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.