MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vek. Av. ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı bankanın dava dışı şirketin kredi borcu nedeniyle davacı aleyhine icra takibi yaptığını, takibe dayanak 7 adet kredi sözleşmesinden sadece bir tanesinde davacının kefil olarak imzasının bulunduğunu ve kefalet miktarının 2.000 TL olduğunu, davacının taşınmazlarına ihtiyati haciz konulduğunu, ödeme emrinin tebliğ edilemediğini, tapu işlemleri sırasında 19/01/2012 tarihinde davacının haczi öğrendiğini, 20/01/2012 tarihinde borca kısmen itiraz ettiğini, icra dosyasındaki diğer kefil olan ...'in murisleri tarafından İstanbul 2.ATM 2004/303-353 Esas Karar sayılı itirazın iptali kararına dayanarak borç miktarının tamamının 30/05/2011 tarihinde ödendiğini, davacının taşınmazına konulan haczin hukuki dayanağının kalmadığını, buna rağmen icra müdürlüğü tarafından hacizlerin kaldırılmadığını, davacının hacizleri kaldırabilmek için ihtirazi kayıt ile 06/02/2012 tarihinde 29.958,94 TL yi icra dosyasına ödemek zorunda kaldığını belirterek davacının borçlu olmadığının tespitine, yatırılan 29.958,94 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dava dışı şirketin borçlu olduğu 7 adet kredi sözleşmesinden sadece birinde davacının kefaletinin bulunduğu, kefalet limitinin 2.000 TL ve kat ihtarı itibariyle mevcut kredi borcunun 9.817,88 TL olduğu, davacının kefalet limitinin 2.000 TL olduğu dikkate alındığında sorumluluğun bu tutar üzerinden belirlendiği, davacının sözleşmenin imzalanmasından sonra adresini değiştirdiği ancak bu konuda bankaya bilgi vermemesi nedeniyle tebligatın kendisine 27/06/2000 tarihinde yapıldığının kabul edildiği, bilirkişi raporu da dikkate alınarak re'sen yapılan hesaplamaya göre davacının ödeme yaptığı tarih itibariyle sorumlu olduğu miktarın 41.627,00 TL olarak belirlendiği, icra dosyasındaki bakiye borcun ise aynı tarih itibariyle 29.958,94 TL olduğu, davacının yapmış olduğu ödemenin sorumluluk kapsamında kaldığı, davacının istirdat talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kredi sözleşmesine kefil olan davacı sözleşmede gösterilen 2.000 TL kefalet miktarı ve kendi temerrüdünün sonuçları ile sorumludur. İcra takibinden önce kendisine hesap kat ihtarı tebliğ edilemediğinden temerrüt takiple gerçekleşmiştir. Mahkemece davacının kefil olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç miktarının banka kayıtları celp edilerek belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken temerrüdün gerçekleştiğinden bahsedilerek red kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.