MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı tarafından tanzim edilen bono nedeniyle müvekkilinin davalıdan 7.800-TL alacaklı bulunduğunu, zamanaşımına uğrayan bu bonoya dayalı olarak Avanos İcra Müdürlüğü' nün 2011/410 sayılı takip dosyasından ilamsız icra takibi yaptıklarını, davalının borçlu olmadığına ve senedin zamanaşımına uğradığına dair itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının senetteki imzasını inkar etmediğini belirterek, TTK' nın 644 vd. maddeleri gereğince müvekkilinin zamanaşımına uğramış kambiyo senedinden dolayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan alacaklı olduğunun tespiti ile itirazın iptaline ve davalı aleyhine %40' dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu bononun müvekkili tarafından tanzim edilerek davacıya verildiğini, ancak şuan itibariyle müvekkilinin borcunun bulunmadığını, müvekkilinin çoban olarak çalıştığını, senedin tanziminden sonraki 9 aylık süreçte davacı tarafın sürüsünü de gütmesi karşılığında toplam 9.000-TL almaya hak kazandığını, davacı ile yaptıkları anlaşmaya göre bunun 7.800-TL' sinin sözkonusu bonodaki borcundan mahsup edildiğini, kalan 1.200-TL' nin de nakden alındığını, ancak davacının bonoyu müvekkiline teslim etmediğini ve icra takibine koyarak mükerrer tahsil yoluna gittiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davaya konu zamanaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen bononun temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, senet ile ispatı gereken bir konuda yazılı delil başlangıcı mevcut ise tanık dinlenmesinin mümkün olduğu, davalının bono altındaki imzayı inkar etmediği, ayrıca taraflar arasında bir hukuki ilişki olduğunu da ikrar ettiği, bu durumda senette geçen borcun ödendiğini ispat yükünün davalıda olduğu, davalının ödeme savunmasını yazılı belge ile ispat edemediği gibi bu konuda açıkça yemin deliline de dayanmadığı(6100 S. Yasa 194/2 madde), alacaklının zamanaşımına uğramış bono için vade tarihinden takip tarihine kadar faiz isteme olanağının olmadığı, artık bono vasfı yitirildiği için alacak için sadece yasal faiz işletilebileceği, bu nedenle borçlunun takip talebindeki işlemiş faiz miktarına ve türüne yaptığı itirazın haklı olduğu, alacağın likit olduğu ve borçlunun itirazında haksız olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile, davalının takibe itirazının iptaline, takip talebindeki işlemiş faize itirazın iptali isteminin ise reddine, davacının davalıdan takibe konu senet miktarı kadar alacaklı olduğunun tespitine ve takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletmek kaydı ile devamına, asıl alacak tutarı olan 7.800-TL' nin %40' ı üzerinden hesap edilen 3.120-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy