MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vek. Av. ... ile süresi içinde davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı asiller, davalı şirketten ödüç para aldıklarını, paranın tamamını icra yoluyla ve elden ödediklerini, buna rağmen davalının yasaya aykırı işlemlerle ayda %130 gibi fahiş miktarda faiz talep etmesi nedeniyle 1.610 TL paranın fazladan tahsil edildiğini belirterek borçlu olmadıklarının tespitine, fahiş faiz oranının yasal faiz olarak düzeltilmesine ve fazladan tahsil edilen 1.610 TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, faiz oranının kredi sözleşmesinde belirtilen oran olduğunu, davacıların icra dosyasında borcu kabul ederek taahhütte bulunduklarını, borcun ve faiz oranının kesinleştiğini, ödemelerin takip dosyasında belli olduğunu belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 3 Hukuk Dairesi'nin 19/09/2011 tarih 2011/8731 Esas, 2011/13164 Karar sayılı ilamı ile davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, kredi sözleşmesinde davacılara verilen ödünç para miktarının 4.900 TL olarak belirtildiği, davacıların da icra dosyasına 16/09/2009 tarihinde verdikleri dilekçe ile borç aslını 4.900 TL olarak aynen kabul ettikleri, dayanak bilirkişi raporunda ise davacıya ödenen miktarın 3.000 TL olarak kabul edilerek hesaplama yapıldığı, davacıların takibe konu asıl alacak miktarı olan 4.900 TL yi kabul ettikleri gözetilerek bu miktar üzerinden yapılan ödemelerin mahsubuyla sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki sözleşmede kredi limitinin 4.900 TL olarak belirlendiği, sözleşmede asıl alacak üzerinden yürütülecek faizin aylık % 10, ödeme planına uyulmadığı takdirde aylık % 130 olarak kararlaştırıldığı, ancak yerleşik Yargıtay uygulamasına göre ikrazatçı alacaklının sağladığı haksız kazanç ölçüsünde sözleşmeye müdahale edilerek makul bir seviyeye indirilmesi gerektiği, bu hususlar dikkate alınarak düzenlenen ve benimsenen bilirkişi raporuna göre icra takip tarihi itibariyle davacılar tarafından kabul edilen 4.900 TL asıl alacak üzerinden tahsilatlar da dikkate alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle davacıların davalıya 480,00 TL asıl, 367,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 847,47 TL borçlu oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı asiller ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekilinin temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı asillerin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı asillerin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacılardan alınmasına, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy