MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin menfi tespit talebine konu 27.12.2008 keşide tarihli 8.200,00 TL tutarlı çeki, yapmakta olduğu inşaat işlerinin yalıtım işlerini alt yüklenici olarak üstlenen ... İnşaat Turizm Yapı Malz. San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...'a teslim ettiğini, söz konusu çeki elinde bulunduran firma yetkilisi ...'ın tespit tutanağında da sabit olduğu üzere, 24.11.2008 tarihinde otosunda meydana gelen hırsızlık olayında çantası içerisinde bulunan müvekkiline ait çeki çaldırdığını, müvekkiline hırsızlığın bildirimini müteakip, çekin verildiği bankaya çekin çalınmış olduğu bilgisinin verildiğini, işlem yapılmamasının istendiğini, takip alacaklısı davalının, İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün 2009/19918 esas sayılı dosyası ile gönderilen icra ödeme emrinin 20.08.2009 tarihinde tebliği üzerine, çekin yazdırıldığını ve icra işlemine konu edildiğini öğrendiğini, müvekkilinin söz konusu çalıntı çek yerine, çeki çaldıran firma yetkilisine yeni çek vererek ödemesini yaptığını, bu nedenle hiçbir borcu bulunmadığını, ayrıca davalı ile bir ilişkisi olmadığını belirterek, müvekkilinin dava konusu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve davalının çek bedelinin %40'ından aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı tarafından açılmış olan menfi tespit davasının hukuka aykırı olduğunu, takibe konu çek aslı incelendiğinde söz konusu çekin ciro silsilesinde her hangi bir kopukluk olmadan müvekkiline geçmiş olduğunun görüleceğini, TTK hükümleri gereğince müvekkilinin haklı hamil ve iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, müvekkilinin takibe konu çekin haklı hamili olup kendinden önceki cirolarda bir kopukluk olup olmadığını incelemekle sorumlu olmadığını, iyi niyetli üçüncü şahıs olan müvekkilinin her hangi bir sorumluluğu bulunmadığını bildirerek, davanın reddi ile lehlerine alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu çekin dava dışı şirketlerin kayıtlarında yer almadığının saptandığı, davaya konu çekin hamiline yazılı olup, 6762 sayılı TTK. 599 ve 704. (6102 sayılı TTK. 687 ve 792.) maddeleri uyarınca davalı tarafından kötüniyetle iktisap edildiği ya da iktisapta ağır kusurlu bulunduğu kanıtlanmadıkça, çek hamili davalının iyi niyetli hamil sayılmasının yasa hükmü gereği olduğu, davacının, davalının kötüniyetini ve ağır kusurunu ispat edemediği, keza çekin çalıntı çek olduğu iddiası karşısında bu hususun yemine konu edilmesinin de mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın, tedbir kararının infaz edilmemiş olduğu gerekçesiyle ise davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 19.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy