MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av.... ile davalı vek.Av. ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı ...’nin başka bir müteahhide yaptırmış olduğu ... Otogar Petrol Ofisi (Benzin İstasyonu) İşletmeciliği ihalesini kazandığını, ancak söz konusu benzin istasyonunun Devlet Demiryolları tedbir sahası içinde kalması nedeniyle işleme ruhsatı alamadığını, sözleşmenin batıl olmasından kaynaklanan kararların tazmini için ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/268 Esas dosyasında görülen davada 6.290 TL.teminat, 5.138 TL.inşaat bedeli ve 211.481 TL.teminatla ilgili munzam zarara hükmedildiğini belirterek 5.138 TL.lik inşaatla ilgili munzam zararının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, bu davada talep edilen munzam zarar ile 2008/268 Esas sayılı dosyada talep edilen munzam zarar kalemlerinin aynı olduğunu, davacının açtığı davalarla munzam zararı sebepsiz zenginleşme aracı olarak kullandığını, davacının işletme ruhsatı almadan kusurlu davranarak faydalı masraflar yaptığını, % 50 kusurlu olduğunun kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit bulunduğunu, alacağın likit olmadığını, yargılamanın uzamasının davalının kusurundan kaynaklanmadığını, munzam zararın somut olgular yerine varsayıma dayalı olarak talep edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, munzam zararın temerrüt ile oluşmaya başlayan asıl borcun ifasına kadar zaman içinde artarak devam eden, asıl borçtan tamamen bağımsız yeni bir borç olduğu, dolayısıyla munzam zarara esas teşkil eden asıl alacakla ilgili kusur değerlendirilmesinin munzam zarar alacağında uygulanamayacağı, mahkemece daha önce hükmedilen diğer zarar kalemlerine ilişkin munzam zararın davacı hakkında banka tarafından yapılan icra takibine ilişkin borcu karşılamadığı, bu nedenle ek munzam talebinin yerinde olduğu, banka borcunun peşin ödenmesi halinde % 40 indirim yapılacağının bildirilmiş olması nedeniyle tespit edilen miktarda % 40 indirime gidildiği, munzam zarara ilişkin temerrüdün ihtarın tebliğ edildiği, 12.07.2007 tarihinde oluştuğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 774.453 TL.munzam zararın 12.07.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Karar başlığında ... Mirasçıları ile ... davacılar olarak gösterilmiş olup, hüküm fıkrasında ise “774.453,38 TL munzam zararın 12.07.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine” denilerek infazda tereddüt yaratacak biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Dosya içeriğinde mevcut 25.10.2002 tarihli temlikname ile davacıların murisi ...’ın alacağını ...’e temlik ettiği anlaşılmakta olup, bu durumda ...’ın ve bu kişinin vefatı üzerine mirasçılarının davacı sıfatı bulunmadığı gözetilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.